Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/966 E. 2015/1764 K. 02.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/966
KARAR NO : 2015/1764
KARAR TARİHİ : 02.02.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma (değişen suç vasfı nedeniyle hırsızlık)
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehin etmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir. Taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir.
Sanığın şikâyetçi …’tan birisini arayacağını söyleyerek cep telefonunu aldığı ve şikayetçinin fotokopi çekmek için dükkana girmesini fırsat bilip kaçtığı olayda, yerel Mahkeme’nin 12/06/2008 tarih 2008/18 E. 2009/249 sayılı kararıyla sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verildiği, Dairemizin 04/02/2013 tarih ve 2011/65712 esas, 2013/1850 sayılı kararıyla sanığın eyleminin hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin hüküm kurulması gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla;
Mahkemece bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozmadan sonra yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında kurulan ve yalnızca sanık tarafından temyiz olunmakla kazanılmış hak oluşturan 12/06/2008 tarihli hükümde sonuç cezanın 6 ay hapis cezasından ibaret bulunduğu gözetilmeden CMK’nın 307/4 maddesine aykırı olarak sanık hakkında 10 ay hapis cezasıyla mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu durum aynı kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükümde yer alan “10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına” dair ibareden sonra gelmek üzere, “sanığın CMUK’nın 326/4. maddesi gereğince kazanılmış hakkı gözetilerek neticeten 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına” ibaresi eklenmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02/02/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.