YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/23519
KARAR NO : 2015/8787
KARAR TARİHİ : 11.05.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar vermek ve iftira
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında iftira suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın temyizi mümkün bulunmayıp aynı maddenin 12. fıkrası uyarınca itirazı mümkün kararlardan olduğu ve CMK’nun 264/1. maddesi uyarınca sanık … müdafi yönünden yasa yoluna başvuruda ve mercide yanılmanın haklarını ortadan kaldırmayacağının anlaşılması karşısında; CMK’nun 264/2. maddesi uyarınca itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye, Mahkemesince iletilmek üzere dosyanın incelenmeden İADESİNE,
II-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık … müdafi ve katılan … vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
III-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Olay yerine gelen kolluk görevlilerince düzenlenen tutanakta olay yerinde yakıt sızıntısının bulunduğunun tespit edilmiş olması, ceza hukukundaki zilyetliğin medeni hukuktaki zilyetlikten farklı olarak sanığın yararlanmasından daha ziyade mağdurun tasarruf olanağının yok edilmesi şeklinde algılanması gerektiği konusunda gerek teoride gerek uygulamada herhangi bir duraksamanın mevcut olmaması karşısında; öncelikle sanığa ait araçta ele geçirilen 7 ton yakıtın dışında, anılan bölgede yakıt kaybının mevcut olup olmadığı katılan kurumdan sorularak sonucuna göre sanığın eyleminin tamamlanıp tamamlanmadığının belirlenmesi gerekirken, suça konu yakıtın çalınması sırasında toprağa dökülmesinin mağdurun tasarruf olanağını yok ettiği dikkate alınarak yakıt kaybı olması durumunda eylemin tamamlandığı gözetilmeden eksik soruşturma ile eylemin teşebbüs aşamasında kaldığından bahisle yazılı şekilde karar verilmesi,
2-TCK’nın 54/3 maddesinde suçta kullanılan eşyanın müsaderesinin, işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağının anlaşılması halinde müsadereye hükmedilemiyebileceğinin belirtilmiş olması karşısında: öncelikle olay sırasında çalınan yakıtın değeri ile aracın değeri tespit edilerek TCK’nın 54/3 maddesine göre kıyaslama yapılması suretiyle aracın müsaderesine karar verilip verilemeyeceğinin Yargıtay denetimine imkan sağlayacak şekilde karar yerinde açıklanması gerekirken, eksik soruşturma ile aracın müsaderesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafinin ve katılan … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 11.05.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.