Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/6854 E. 2015/521 K. 15.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6854
KARAR NO : 2015/521
KARAR TARİHİ : 15.01.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın, tanık olarak dinlenen …’nın işyerinde tanıştığı ve iki yıldır İsviçre’de bulunması nedeni ile ifadesi alınamayan …’nin vasıtasıyla buluştuğu sanık …’un kendilerine 10 yılda bir kez, 10 kişilik kontenjan tanındığını, yasal yollar ile İş ve İşçi Bulma Kurumu’na başvurarak yurt dışına işçi gönderdiklerini anlattığı, katılanın da yurt dışına gitmek istediğini söylemesi üzerine, sanık …’un, …’ndaki işlemler ve işverene verilecek teminat parası olarak kızı olan diğer sanık …’un hesabına yatırılmak üzere toplam 13.000,00 TL para istediği, katılanın
sanık …’un hesabına 21.08.2007 tarihinde 1.986,49 TL, 31/08/2007 tarihinde 628,00 TL, 10/09/2007 tarihinde 500,00 TL, 19/09/2007 tarihinde 500,00 TL ve 28/11/2007 tarihinde 578,00 TL parayı yatırdığı, ancak sanık …’un katılanı işçi olarak ..’ya göndermediği gibi parasını da iade etmediği somut olayda;
1- Sanık… hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığın inkara yönelik savunmasına karşın, katılanın beyanları ile tanık anlatımları, bu anlatımları doğrulayan vekaletname ve dosyaya sunulan senet suretine göre; sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 51/7. maddesindeki “…ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir.” hükmüne aykırı olarak “…ertelenen cezanın tamamen infaz kurumunda çektirilmesine” karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasındaki erteleme nedeni ile uygulanan denetim süresine ilişkin kısımda “tamamen” kelimesinden önce gelecek şekilde “kısmen veya…” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığın, katılanı tanımadığı, babasının banka hesabı olmadığı için kendisine ait hesabı kullandığına yönelik savunması ile katılanın bu savunmayı destekler şekilde sanık … ile hiç görüşmediğini ve parayı ne amaçla gönderdiğini söylemediğine yönelik beyanı birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine yönelik savunmasının aksini ispatlar, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilmediği gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
TCK’nın 51/7. maddesindeki “…ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir.” hükmüne aykırı olarak “…ertelenen cezanın tamamen infaz kurumunda çektirilmesine” karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.01.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.