Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/14733 E. 2015/10912 K. 22.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14733
KARAR NO : 2015/10912
KARAR TARİHİ : 22.10.2015

MAHKEMESİ : … TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/05/2014 tarih ve 2013/223-2014/242 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 20/10/2015 günü hazır bulunan davalı vekili Av. … ile davacı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekklinin Finansal Kiralama Sözleşmesi ile kiraladığı iş makinesinin davalı nezdinde leasing uzun süreli sigorta poliçesi ile sigorta örtüsü altına alındığını, 2012 yılı Eylül ayında iş makinesinin palet şaselerinin iç ve dış göbek kısmında çatlaklar oluşması üzerine davalı sigorta eksperinin yaptığı tespit doğrultusunda çatlakların kaynak yapılarak giderildiğini ve 19.500,00 TL hasar bedelinin sigorta şirketince karşılandığını, 2-3 aylık kullanımdan sonra aynı sorun tekrar ortaya çıkınca davalıya müracat edilerek hasarlı parçaların orjinalleri ile değiştirilmesinin talep edildiğini, davalı sigorta şirketinin taleplerini kabul etmediğini, zaman ve kazanç kaybını önlemek için müvekkili tarafından parçaların değiştirildiğini ve teknik servis tarafından düzenlenen fatura bedelinin davalı sigorta şirketinden talep edildiğini, sigorta şirketinin talep konusu hasarın aslında ilk hasarda üzeri kaynak ile kapatılan çatlakların uzantısı olması nedeniyle teminat dışı olduğu gerekçesiyle ödeme yapmadığını, oysa hasarın teminat dahilinde olduğunu ileri sürerek, 116.543,38 TL’nin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu hasar yeni bir hasar olmadığından davacının ödeme talebinin kabul edilmediğini, 03.09.2012 tarihinde meydana gelen hasarın giderilmesi için müvekkilince hasarlı şaselerin imal edilerek yenileri ile değiştirilmesini içeren teklif çerçevesinde davacı tarafa hasar ödemesi yapmasına rağmen davacının geçici tamir yolu olan kaynak yaptırmayı tercih ettiğini, davacı tarafın kaynak yaptırarak iş makinesini hasarlı şekilde kullanmaya devam etmesi sonucu hasarın tekrar ettiğini, müvekkilinin sonraki meydana gelen hasardan sorumlu tutulamayacağını, oluşan hasarın makine kırılması sigortası genel şartlarının 3. maddesi uyarınca teminat dışı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu makinede ilk olarak Eylül 2012 tarihinde hasar oluştuğu, davacının aracında oluşan şasi hasarının davacı tarafından orjinal şasi ile değiştirilmesi talep edildiği halde davalı sigorta şirketinin orjinal parça yerine yan sanayi şasi ile değiştirilmesini teklif ettiği, davacıya ilk hasar için buna yetecek kadar hasar bedeli ödediği, davacının ise yan sanayi şasi ile değiştirmeye yetecek kadar hasar bedeli ödenmesine rağmen şasideki hasarı daha az bedel ödeyerek kaynak yaptırarak onardığı, makinede ikinci kez aynı yerden kırılma olduğu, 01.03.2013 tarihli hasar ihbarı üzerine davalı sigorta şirketinin hasar talebini reddettiği, alınan bilirkişi raporuna göre davacının makinesinde 116.543,38 TL tutarında hasar oluştuğu, muafiyet tenzilinden sonra hasarın 101.975,46 TL’sinden davalının sorumlu olacağının belirlendiği, davacının ilk hasar nedeniyle yapılan ödemede önerilen ve bedeli ödenen onarım yerine kaynak yaptırarak kusurlu davrandığı, davalının da makinenin hasarını gerçek zarar miktarını ödemek yerine yan sanayi
parçalarıyla gidermeye kalkışıp buna göre bedel ödemesi nedeniyle kusurlu olduğu sonucuna varıldığı, davalının ilk hasarda ödediği 16.625,00TL’nin bilirkişi tarafından hesaplanan meblağdan düşülmesi gerektiği kanaatiyle davanın kısmen kabulü ile 85.350,46 TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, leasing uzun süreli sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davacıya ait iş makinesinde ilk olarak Eylül 2012 tarihinde “palet şaselerinin iç ve dış göbek kısmında çatlaklar oluştuğu, davacının iş makinesinde oluşan bu hasarın orjinal şase ile değiştirilmesini davalı sigorta şirketinden talep etmesi üzerine davalı sigorta şirketinin orjinal parça yerine yan sanayi şase ile değiştirilmesini önererek davacıya 23.10.2012 tarihli “ibraname ve feragatname” başlıklı belge ile 16.625,00 TL ödediği, davacı tarafın yan sanayi şase ile değiştirmeye yetecek kadar olan hasar bedelini almasına rağmen hasarı yan sanayi parça ile onarmak yerine kaynak yaptırmak suretiyle giderdiği, ancak Ocak 2013 tarihinde kaynak yapılan bölgeden tekrar çatlamak suretiyle iş makinesinde hasar oluştuğu, davalı sigorta şirketinin ikinci hasar için yapılan başvuruyu teminat dışı olduğundan bahisle reddettiği hususları uyuşmalık konusu değildir.
Makine Kırılması Sigortası Genel Şartları’nın “Teminat Dışı Kalan Haller” başlıklı 3. maddesinin (j) bendinde “…sigortalı iken hasarlanan ve bu hasar giderilmeden makinenin kullanılması neticesinden” kaynaklanan hasarların sigorta teminatı dışında olduğu düzenlenmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun sonuç bölümde dava konusu hasarın teminat dahilinde olduğu bildirilmiş ise de raporun teknik değerlendirmeler bölümünde “… davacı makinenin ilk arızasını giderirken eksper raporunu dikkate almadan “tekniğe uygun” tamir yapmadıysa da neticede makinesini tamir ettirerek kullanmış olup yapılan tamirden yaklaşık 2 ay sonra aynı arıza nüksetmiştir. Yani makine hasarlı olarak değil tekniğe uygun olmasa da tamir edilerek kullanılmıştır” tespiti yapılmıştır.
Dosya kapsamında bulunan … tarafından düzenlenen servis emri ve teknik rapor başlıklı belgelerde ise “…makinenin yürüyüş palet şaselerinde iç ve dış göbek kısımlarında oluşan çatlakların kaynak yapılmak suretiyle kapatılmasından sonra aradan 2 ay geçmekle aynı problemin yaşandığının bildirilmesi üzerine yapılan tespitte, kaynak yapılmış çatlakların altından çatlak mesafesinin günden güne uzama yaparak çoğaldığı ve aynı zamanda çatlak aralarında açılma meydana geldiğinin görüldüğü” bildirilmiştir.
Bu durumda mahkemece, Makine Kırılması Sigortası Genel Şartları’nın “Teminat Dışı Kalan Haller” başlıklı 3. maddesinin (j) bendi hükmü nazara alınarak dava konusu ilk hasar usulüne uygun olarak giderilmeden dava konusu iş makinesinin kullanılması sonucu aynı parça ve aksamda meydana gelen, yukarıda bahsi geçen teknik raporda belirtildiği üzere “kaynak yapılmış çatlakların altından çatlak mesafesinin günden güne uzama yaparak çoğalması ve aynı zamanda çatlak aralarında açılma meydana gelmesi” şeklindeki hasarın teminat dışı olduğu kabul edilerek neticesine göre karar verilmek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin muafiyete ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin muafiyete ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22/10/2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Dava, Makine Kırılma Sigorta Poliçesi’ne dayalı olarak hasar bedelinin tazmini talebine ilişkin olup, uyuşmazlık makinada meydana gelen hasarın teminat kapsamında olup olmadığı hususundadır.
Sigortalı makine ilk kez Eylül/2012 tarihinde hasarlanmış olup davalı Sigorta Şirketi tarafından yaptırılan expertiz incelemesi sonucu düzenlenen 21/09/2012 tarihli rapora göre yürüyüş palet şaselerinde iç ve dış göbek kısımlarında çatlaklar, yırtıklar mevcuttur ve hasarlı parçaların onarılması mümkün değildir. Bu raporda, onarılmanın mümkün olmamasıyla birlikte orijinal parçaların takılması halinde maliyetin 102.484,78 TL olması nedeniyle onarım imkanının araştırıldığı ve …de bulunan …ı firmasının onarım için 19.000 TL teklif verdiği ve onarım işleminin güvenli bulunması nedeniyle bu firma tarafından yapılabileceği, sigortalının orijinal parça takılarak hasarın giderilmesinde ısrar ettiği belirtilmiş ve hasar, …ı firmasının teklifi üzerine 19.000 TL kabul edilerek muafiyet tenzilinden sonra sigortalıya bakiye 16.525,43 TL ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. Sigortalı, …ı firmasına değil, Beşli Makinaya hasarlı bölgeye kaynak yaptırılmak suretiyle hasarını gidermiş, fakat makine sigorta süresi içinde 03.01.2013 tarihinde aynı bölgede çatlak oluşumu meydana gelmek suretiyle yeniden hasarlanmıştır.
Sigortalı, ilk hasarın tekniğe uygun şekilde giderilmediğini, orijinal parça bedelinin ödenmediğini, bu nedenle ibra etmediğini, 2. hasarın da teminat içinde olduğunu iddia etmekte; Sigorta Şirketi ise ilk hasarın teklif alınan firma tarafından giderilmediğini, bu firmanın parçaları yeniden imal edeceğini, davacının ise kaynak yaptırma yoluna gittiğini ve bu nedenle teminat dışı olduğunu savunmaktadır. Bilirkişi kurulu, …ı firmasının tamirhanesinde tamir edilseydi aynı arızanın tekrar meydana gelip gelmeyeceğini bilmenin teknik olarak mümkün olmadığını, fakat Sigorta Şirketi’nin, teminat dahilinde olmasına rağmen sigortalının orijinal parça kullanma talebini reddetmeseydi ikinci arızanın meydana gelmeyeceğini bildirmiştir.
Genel şartların 3. maddesine göre, sigortalı iken hasarlanan ve bu hasar giderilmeden makinanın kullanılması sonucu oluşan hasarlar teminat dışıdır. Somut olayda, makine hasarı, sigorta şirketinin orijinal parça bedelini vermemesi nedeniyle kaynak yaptırılmak suretiyle giderilmiş ve 3-4 ay bu şekilde kullanıldıktan sonra ikinci hasar meydana gelmiştir. Bu durumda, Genel Şartların 3. maddesinde belirtildiği gibi hasarın giderilmeden makinanın kullanıldığı kabul edilemez. Olsa olsa, hasarın iyi bir şekilde giderilmediğinden söz edilebilir. Sigorta Şirketi, 6762 sayılı Yasa’nın 1283’üncü maddesine göre gerçek zararı tazminle yükümlüdür. İlk hasarda hasar gören parça orijinal olup yenisiyle değiştirilmesi gerektiğide belirlendikten sonra orjinal parçanın 102.484 TL olduğu gerekçesiyle ödeme yapmaktan kaçınamaz. Sigortalı, ilk hasar sonucu 16.525 TL ödemeyi ihtirazı kayıtla kabul etmiştir. Sigortalı, makinayı hasarı gidermeden kullanmamıştır. Bilirkişi kurulu da davalının önerdiği firma tarafından hasar giderilseydi dahi ikinci hasarın meydana gelmeyeceğini söylemenin teknik olarak mümkün olmadığını bildirmiştir. Bu nedenlerle Sayın çoğunluğun ikinci hasarın teminat dışı olduğu yönündeki görüşüne katılmıyorum.