Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/17296 E. 2015/552 K. 15.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/17296
KARAR NO : 2015/552
KARAR TARİHİ : 15.01.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık (değişen suç vasfına göre hırsızlık)
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, daha önceden müşteri olarak gittiği lokantada çalışan mağdurun yanına gittiği, akabinde çocuğunun ameliyat olacağını, bir yeri araması gerektiğini söyleyerek mağdurdan cep telefonunu istediği, mağdurun da sanığa inanarak suça konu cep telefonunu konuşup geri iade etmesi için sanığa verdiği, ancak sanığın söz konusu cep telefonunu mağdura geri vermeden olay mahallinden ayrılarak gittiği, daha sonra suça konu telefonu başka birine sattığı, bu şekilde sanığın üzerine atılı hırsızlık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
Sanığın, baştan beri dolandırıcılık kastıyla hareket edip müştekinin cep telefonunu alarak haksız menfaat temin etme düşüncesinde olduğu, bu nedenle hırsızlık suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı, eylemin bu haliyle TCK’nın 157/1. maddesinde öngörülen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle sanığın kazanılmış haklarının CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca saklı tutulmasına 15.01.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.