YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7835
KARAR NO : 2015/12287
KARAR TARİHİ : 10.02.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelDikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Olay tarihinde oto malzemesi satmak için …’e gelen katılanı oto malzemesi alma hususunda sanık …’ın aradığı, sanığın parayı peşin vereceğini söyleyerek katılandan 6000 TL tutarında oto kılıfı ve aksesuarı aldığı, katılanın düzenlediği faturaya sanığın faaliyet göstermeyen bir şirketin kaşesini bastığı, katılanın malzemeleri sanığın Kızılcasöğüt’teki evinin bahçesine bıraktığı,sanığın eşyanın bırakılmasından sonra sanık …’i aradığı, bir süre sonra …’in gelerek para bulamadığını söylediği, bunun üzerine sanıkların paranın …’da olduğunu söyleyerek katılanla birlikte …’ya gittikleri, ancak burda da katılana para vermedikleri ancak katılana bir gün sonra ödenmek üzere senet verdikleri, senette sanık …’in kefil olduğu, ertesi gün katılanın sanıkları beklemesine rağmen sanıkların parayı getirmedikleri, telefonla …ı aradığında çek bozdurmak için …’a gittiğini söylediği, katılanın sattığı malzeme karşılığında ücretini alamadığı, sanıkların bu şekilde aralarında irade birliği yaparak başlangıçtan itibaren katılanı dolandırmak kastıyla hareket edip katılandan 6000 TL tutarında oto malzeme ve kılıfı satın aldıkları ancak parasını vermedikleri, katılanı aldatıp kendilerine yarar sağladıkları,böylece üzerlerine atılı dolandırıcılık suçunu işledikleri katılan beyanı, katılan beyanını destekler tanık Ramazan beyanı, sanıkların birbiriyle çelişen ifadeleri ile tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, mahkemenin sübutu kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanıkların yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanıklara fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. Maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla ”100gün”, “2000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla ” 5 gün ”, ”100 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi, suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10/02/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.