YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4180
KARAR NO : 2015/10830
KARAR TARİHİ : 21.10.2015
MAHKEMESİ : … ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/11/2014 tarih ve 2013/537-2014/391 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; … tarafından ….ndan satın alınıp …ne götürülecek olan … bayraklı geminin …da iken bilinmeyen nedenle battığını, batığının çıkarılması için … isimli kişiye 2007 yılında söküm izni verildiğini, yüklenicinin süre uzatımlarına rağmen batığın tamamını çıkarmadan 24/04/2012 tarihinde çıkarma çalışmalarına son verdiğini ve gemi batığını terk ettiğini, sahipsiz gemiyi kazanma hakkının münhasıran devlete ait olduğunu, gemi siciline kaydedilmeyen ve hak sahibi tarafından mülkiyeti terk edilen veya feragat edilen geminin sahipsiz eşya durumuna geldiğini, menkul hükümlerine tabi olduğunu ileri sürerek batık geminin mülkiyetinin hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dahili davalıya tebligat yapılmış, cevap vermemiş ve duruşmaya katılmamıştır.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; mülkiyeti dahili davalı adına olan ve sicilde kayıtlı olmayan geminin mevzuat hükümleri uyarınca davacı adına tescili istemiyle açılan davanın gemi sahibine husumet tevcih edilerek açılması gerektiği halde davanın hasımsız olarak açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz eden davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 21/10/2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
6100 sayılı HMK 104/3 maddesinde “maddi hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin, karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edileceği”, Yasa’nın 104/4. maddesinde de “dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa hakim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebileceği” düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta gemi siciline kayıtlı olmayan ve batık olması nedeniyle sahipsiz mal durumuna giren geminin mülkiyetinin hazine adına tesciline karar verilmesi istemi ile hasımsız olarak ikame edilen davada, batık gemiyi satın alan ve kendilerine söküm izni verilen … (… ve …)’ i davaya dahil etmesi için mahkemece 20/02/2014 günlü oturumda davacı vekiline mehil verilmiş, 07/05/2014 günlü dahili dava dilekçesi ile adı geçen davaya dahil edilmiş.
Mahkemece, dahili dava yoluyla taraf eklenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yanlış hasım gösterilmesi halinde bile dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin, hakim tarafından kabul edileceği, keza tarafın eksik gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması halinde hakimin karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebileceğine ilişkin yasa hükmü karşısında, kabul edilebilir bir yanılgıya dayalı olarak hasımsız açılan eldeki davada, hak sahibinin davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması dürüstlük kuralına aykırı bulunmamaktadır.
Aksi düşünce yasa hükmünün konuluş amacına ve usul ekonomisine aykırıdır.
Açıklanan nedenle, yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde onanmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.