Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/9633 E. 2015/10120 K. 07.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9633
KARAR NO : 2015/10120
KARAR TARİHİ : 07.10.2015

MAHKEMESİ : … TİCARET MAHKEMESİ

… Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/12/2014 tarih ve … D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden vekili, müvekkili ile borçlulardan … arasında Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi, Ticari Taşıt Kredisi ve Rehin Sözleşmesi, Businesscard üyelik sözleşmesi imzalandığını, diğer borçluların da müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduklarını, borçlular aleyhine haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçluların ödemelerini tatil ederek mal kaçırma, gizleme ve devretme eğiliminde olduğunun haber alındığını ileri sürerek, borçlulardan … için 110.000 TL, diğer borçlular için 210.157,25 TL alacağa karşılık menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini talep etmiştir.
Mahkemece talep ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, borcun taşınır rehni ile teminat altına alındığı ve İİK’nın 257. m. koşulları oluşmadığından asıl borçlu şirket yönünden ve TBK’nın 586/2 m. uyarınca taşınır rehni olduğu hallerde rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçilmeden kefillere başvurulamayacağı, rehnin borcu karşılayıp karşılamadığının da belirlenebilir olmadığı gerekçesiyle, kefiller yönünden de talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile, talebin reddine karar verilmiştir. Ancak, 2004 sayılı İİK’nın 257/1 maddesinde ”Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.”, 6098 sayılı TBK’nın 586. maddesinde de ”Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Alacak, teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alınmışsa, rehnin paraya çevrilmesinden önce kefile başvurulamaz. Ancak, alacağın rehnin paraya çevrilmesi yoluyla tamamen karşılanamayacağının önceden hâkim tarafından belirlenmesi veya borçlunun iflas etmesi ya da konkordato mehli verilmesi hâllerinde, rehnin paraya çevrilmesinden önce de kefile başvurulabilir.” hükümleri düzenlenmiştir. Bu itibarla, mahkemece rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine ilişkin
olan ve temyiz dilekçesinden … İcra Müdürlüğü’nün 2014/34572 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğü anlaşılan takip dosyası da getirtilip, taşınır rehninin borcun ne
kadarlık kısmını karşıladığı belirlenerek, kefiller yönünden de TBK’nın 586. maddesi uyarınca değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden iadesine, 07/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.