YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/2757
KARAR NO : 2015/21609
KARAR TARİHİ : 26.02.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, kamu malına zarar verme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir. Taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir.
Seyhan Nehri üzerinde bulunan tarihi Taşköprü’nün aydınlatma kablolarının çalındığı, hırsızların beyaz renkli … plaka sayılı araca kabloları yükleyerek kaçtıklarının ihbar edildiği, polis ekiplerinin olayı araştırmaya başladıkları, saat 04:10 sıralarında … Düğün Salonu yanında bulunan açık otopark içerisinde kamyonetin görüldüğü, bu esnada yanında bulunan iki şahsın kaçarak uzaklaştıkları, takip edilmelerine rağmen izlerini kaybettirdikleri, tekrar aracın yanına dönen polis ekiplerinin araç üzerinde inceleme yapmaya devam ettikleri, bu esnada aracın çalındığının ihbarının yapıldığı ve araç sahibi sanık …’un getirtilerek aracın kapılarının bu sanıkta bulunan anahtarla açıldığı, araçta düz kontak yapılmadığının tespit edildiği, kamyonet kasasında çalınan kabloların ve kesme makasının bulunduğu, bu esnada kamyoneti Taşköprü üzerinde motosikletli iki şahsın izlediklerinin ihbar edildiği, takip sonucu yakalanan bu şahısların sanık … ve hakkında Çocuk Mahkemesinde dava açılan Nihat Bozkurt oldukları, ayrıca kamyonetin yanından ilk kaçan şahıslarla aynı kişiler olduklarının, yakalama tutanağında belirtildiği, bu durumun tanık polis memurlarının duruşmadaki ifadeleri ile de tespit edildiği somut olayda;
Hırsızlık suçundan kurulan hükme ilişkin olarak; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18/06/2013 gün ve 2012/15-1351 Esas ve 2013/328 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere, kanun koyucu, cezanın kişiselleştirilmesinin sağlanması bakımından hâkime somut olayın özellikleri ve işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı bir şekilde gerekçesini de göstererek iki sınır arasında temel cezayı belirleme yetki ve görevini yüklemiştir. Ancak, hâkimin temel cezayı belirlerken dayandığı gerekçe, bu düzenlemelere uygun olarak; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik ile dosya içeriğine yansıyan bilgi ve belgelerin isabetli biçimde değerlendirildiğini gösterir biçimde yasal ve yeterli olmalıdır. Somut olay bu açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; haksız menfaat miktarının 530 TL olduğu olayda, TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde takdirin kullanılarak alt ve üst sınırlar arasında bir belirleme yapılması gerekirken, sanık hakkında, suç tarihi dikkate alınarak iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasını gerektiren TCK’nın 142/1-a maddesindeki nitelikli hırsızlık suçundan, 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesinde sayılan cezanın bireyselleştirilmesindeki ölçütler somutlaştırılmadan ve bu kriterler esas alınmadan, hak ve nesafet kuralları ile orantılılık ilkesine aykırı olarak hapis cezasının üst sınırdan tayin edilerek fazla ceza tayini,
Kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükme ilişkin olarak ise; sanığın, suça konu kabloları hırsızlık amacıyla alırken zorunlu olarak kesmek suretiyle çalmak istediği malın aynına zarar vermekten ibaret eyleminin, bir bütün halinde hırsızlık suçunu oluşturacağı gözetilmeden, sanık hakkında ayrıca kamu malına zarar verme suçundan da mahkumiyet hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.