Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/14080 E. 2015/466 K. 15.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/14080
KARAR NO : 2015/466
KARAR TARİHİ : 15.01.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’ın diğer sanıklar … ve … ile birlikte Türkiye’nin değişik yerlerine beraber gittikleri, …’ın hastanelere girerek kendisini sağlık personeli olarak tanıtıp çeşitli dolandırıcılık olaylarını gerçekleştirdiği, …. iline de …’in kullandığı ….’in kayınvalidesine ait … plakalı araçla geldikleri, … ve ….’in dışarıda bekledikleri, …’ın … Hastanesi’ne girdiği, ayağındaki rahatsızlıktan ötürü hastanede yatarak tedavi gören ve ameliyat olması gereken katılan …’ın eşi olan katılan …’a yaklaşıp kendisini doktor olarak tanıtarak katılana, eşinin ameliyat olacağını, bu ameliyata kendisinin de gireceğini, eşinin ayağının damarının tıkandığını, onu açacağını söyleyip gereken işlemleri birlikte yapmayı teklif ettiği, bunun üzerine katılan… ile birlikte hastanenin poliklinikler kısmına gittikleri, …’ın burada birkaç yere girerek kağıt alıp dışarı çıktığı, katılana yaklaşarak para lazım olduğunu söylediği,

katılan…’nin …’a 100 TL verdiği, …’ın bu kadar yetmeyeceğini söylemesi üzerine katılan…’nin eşine ait …ı kartını …’a verdiği, şifresini de söylediği, …’ın biraz beklemesini söyleyerek katılanın yanından ayrıldığı, diğer sanıklar …. ve …’le birlikte… şubesine giderek kartın ilişkili olduğu … Şubesi’nde bulunan katılan İsmail’e ait hesaptan ATM vasıtasıyla 440 TL para çektiklerinin iddia edildiği olayda; sanıkların eylemlerinin; 5237 Sayılı TCK’nın 158/1-b maddesinde düzenlenen kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş olup, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasanın 326/son maddesi gereğince sanık …’ın kazanılmış hakkın gözetilmesine, 15.01.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.