Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/8673 E. 2015/21448 K. 25.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8673
KARAR NO : 2015/21448
KARAR TARİHİ : 25.02.2015

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılanın olay tarihinde cadde üzerinde yürüdüğü esnada, mahalleden tanıdığı sanık ve yanında yaşı küçük olması nedeniyle hakkındaki evrak tefrik edilen … ile karşılaştığı, sanığın müzik dinlemek amacıyla katılandan telefonunu istediği, telefonu aldıktan sonra müzik açıp, kontör alacağını söyleyerek uzaklaşmak istediği, katılanın telefonu geri istemesi üzerine temyiz dışı sanık …’ın, “telefon kalsın, hemen gelir” dediği, bunun üzerine olay yerinden ayrılan sanığın katılanın yanına geri geldiğinde on beş kişilik bir grubun kendisine saldırdığını ve telefonu elinden aldıklarını söylediği ancak katılanın olay günü yaptığı araştırmada kendi telefonunu seyyar satıcıda gördüğü, bu suretle sanığın güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
1- Sanığın, müzik dinleyeceğini söyleyerek, katılandan hile ile aldığı cep telefonunu iade etmediği ve telefonu alarak uzaklaştığı olayda, sanığın hileli hareketlerle menfaat temin ettiği sabit olmakla, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 157/1. maddesinde belirtilen dolandırıcılık suçundan cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin, suç vasfında yanılgıya düşülerek güveni kötüye kullanma suçundan hüküm kurulması,
2- Kabule göre de; hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
3- Sanık hakkında belirlenen temel gün adli para cezasının, para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan kanun maddesi olan TCK’nın 52/2. maddesinin gösterilmeyerek 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine aykırılık oluşturulması,
4- Hapis cezasının mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında TCK’nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.