Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/9457 E. 2015/22465 K. 12.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9457
KARAR NO : 2015/22465
KARAR TARİHİ : 12.03.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların, daha önceden tanıdıkları katılan …’e,…’da … isminde tanıdıkları olduğunu, KPSS puanlarının silineceğini, bunun yerine yeni puanlar verileceğini, adam başı 20.000 TL vermeleri halinde işe adam aldırtabileceklerini söyledikleri, buna inanan katılan ..’in de oğlu … ve onun arkadaşı olan katılan …’ın işe girmesi karşılığında sanıklara toplam 15000 TL verdiği, bu olaydan sonra her iki sanığın tapuda memur açığı olduğunu belirterek katılan …’in kızı olan tanık …’i buraya işe sokabileceklerini söyleyip para istedikleri, katılanın da kızının işe gireceği düşüncesiyle 5000 TL parayı sanıklara verdiği, akabinde sanıkların güven sağlamak amacıyla … adına katılan ve tanıklardan vekaletname aldıkları, ancak sanıkların katılan … ile diğer katılan …in çocukları olan … ile … işe aldıramadıkları gibi almış oldukları paraları da iade etmedikleri, bu şekilde sanıkların hileli hareketlerle haksız menfaat temin ederek üzerlerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda,sanık savunması, katılan ile tanık ifadesi, vekaletname içeriği ve tüm dosya kapsamına göre suçun sanıklar tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Noterliğin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesinde belirtilen şekilde kamu kurumu niteliğinde olmaması, katılanların ve tanıkların aşamalarda değişmeyen ifadelerinde, sanıkların kamu görevlisi olduğunu belirtmeden sadece …’da … isimli bir tanıdıkları olduğunu ve işleri bu kişi aracılığıyla yapacaklarını söylediklerini beyan etmeleri karşısında, tebliğnamedeki bozma isteyen düşüncelere iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 12.3.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.