Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/20283 E. 2015/3413 K. 03.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/20283
KARAR NO : 2015/3413
KARAR TARİHİ : 03.03.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
14.04.2011 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Yasanın 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 2. maddesi uyarınca, hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirasına kadar olan (üçbin Türk Lirası dahil) mahkumiyet hükümleri kesin olup hapis cezasından çevrilme tüm adli para cezalarının -miktarına bakılmaksızın- temyizi kabil olduğunun anlaşılması karşısında; karar tarihinin 09.04.2013 olması dikkate alınarak, neticeten hükmolunan 2 ay 6 gün hapis cezasının para cezasına çevrilmesi sonucu verilen 1.320 TL adli para cezası temyizi kabil kararlardan olduğundan; tebliğnamede yer alan ve mala zarar verme suçundan hükmolunan adli para cezasının miktar itibariyle kesin olduğuna değinen düşünce benimsenmemiş; etkin pişmanlık hükümlerinin, çalınan şeyin iade ya da bedelinin tazmininin suç faili tarafından bizzat pişmanlık göstererek yerine getirilmesi halinde uygulanabileceği, suça konu eşyanın, güvenlik güçlerince şüphe üzerine yakalanan suça sürüklenen çocuğun üzerinde ele geçirilmesi karşısında; gerçek anlamda pişmanlık gösterdiğinden söz edilemeyeceğinden, suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 168. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından, hırsızlık suçundan kurulan hükümde TCK’nın 61. maddesine aykırı olarak TCK’nın 168. maddesinin aynı Kanunun 31. maddesinden önce uygulanması ise sonuç ceza değişmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen para cezasının ödenmemesi halinde, hapse çevrilemeyeceği gözetilmeyerek 5275 sayılı Kanunun 106/4 maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK’nın 50/6. maddesi gereğince seçenek yaptırımın gereklerine uyulmaması halinde hapis cezasının kısmen veya tamamen infazına karar verileceğine ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle, eleştiri dışında, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.03.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.