YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7049
KARAR NO : 2015/684
KARAR TARİHİ : 19.01.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
… plaka sayılı araçla taşımacılık yapan şikayetçi …’in,…’ye ait depoya getirdiği biraları boşaltırken bir kısmının yere düşmesi sonucu kırıldığı veya patladığı, depo sorumlusu olan sanık İbrahim’in, katılanın haberi olmadan bir tutanak tuttuğu, 72 adet bira kutusu ile 120 adet bira şişesinin patlak olduğunu belirterek şikayetçi …’in yerine imzaladığı, bu tutanak ile sevk irsaliyesiyle birlikte katılan … Sigorta A.Ş.’ye müracaat ederek 269 TL tazminat bedeli alınmasını sağladığı, katılan sigorta şirketinin, şikayetçi …’e rücu etmesi üzerine durumun ortaya çıktığı, bilirkişi raporuna göre tutanak üzerindeki şikayetçi …’e ait imzanın sanığın eli ürünü olduğu, yine şikayetçinin beyanına göre malzemeler indirilirken sadece 3 koli biranın düşerek kırıldığı, buna rağmen sanığın daha fazla malzemenin zarar gördüğüne dair tutanak tutup şikayetçi …’in yerine imza atarak katılan sigorta şirketinden para aldığı ve bu şekilde nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda ;
1-Özel belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve müdafiiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a)Gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, şikayetçinin taşımacılık yaptığı kamyona suç tarihinde ne kadar malzeme yüklendiği ve bu malzemelerin niteliği, biraların şişe mi yoksa kutu mu olduğunun belirlenmesi için yükleme yapılan firmadan ilgili fatura, makbuz, sevk irsaliyesi, vb. belgelerin getirtilerek şikayetçinin sadece bira şişesi taşıyıp taşımadığının tespiti, katılan… sigorta şirketine kim tarafından ne şekilde müracaat edildiği, ödemenin ne şekilde yapıldığına ilişkin belgelerle sigorta poliçesinin getirtilerek incelenmesi, kamyondaki malzemelerin boşaltıldığı esnada depoda görevli kişiler tespit edilerek tanık sıfatıyla beyanları alınarak ne kadar bira kolisinin düştüğü, ne kadarının zayi olduğu, bir kolide kaç adet bira şişesi veya kutusunun bulunduğunun sorulması, 05.07.2005 tarihli tutanak içeriğinin doğru olup olmadığı araştırıldıktan sonra toplanan delillerin sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
b)Nitelikli dolandırıcılık suçundan hükmolunan 2 yıl hapis cezasından TCK’nın 62/1. maddesi uyarınca indirim uygulanırken, 1 yıl 8 ay hapis cezası yerine 10 ay hapis cezasına hükmedilmesi,
c)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E.,2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, sanığın sağlamış olduğu menfaat tutarının iki katından az olamayacağı gibi uygulama maddesi yönünden yasal olmayan bir gerekçe ile alt sınırın üzerinde 60 gün olarak tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 19.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.