YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/34083
KARAR NO : 2015/2060
KARAR TARİHİ : 26.01.2015
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davanın reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalıya ait hastane kafesinde, yiyecek içecek hizmetleri süpervizörü olarak çalışırken işveren tarafından iş akdinin fesh edildiğini, fesih bildiriminde 27.08.2013 ve 29.08.2013 tarihlerinde yiyecek içecek ürünlerinin satışında fiş kesmediği, kasada bulunması gereken fazla parayı devir alan kasiyere bildirmediği nedenlerinin ileri sürüldüğünü, bu iddiaların doğru olmadığını ileri sürerek feshin geçersizliğini ve işe iadesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının, işinin niteliği gereği, garsonları ve kafedeki işleyişi denetlemekle yükümlü olduğunu, 09.10.2007 tarihinde kasa devri sırasında kasayı gerektiği gibi saymaması ve 30 TL eksik kasa devri yapması nedeniyle ihtar ile uyarıldığını, 27.08.2013 ve 29.08.2013 tarihlerinde yemekhane iç kısmında fış kesmeden satış yaptığını, 27.08.2013 tarihinde saat 12.56 ve 29.08.2013 tarihinde saat 07.29’da kasayı açtıktan sonra elini cebine götürmek gibi şüpheli hareketler yaptığının tespit edildiğini, bu olayla ilgili savunmasının alındığını, savunmasında fiş kesmediğinin farkında olmadığını beyan etmesinin inandırıcılıktan ve iyi niyetten uzak olduğunu, konuyla ilgili iç denetim soruşturma raporu hazırlandığını, bu raporda fiş kesmeksizin yaptığı satışlar neticesinde pek çok kez fiş kesmeyerek ürün satışı yaptığı, fiş kesmeksizin yaptığı satışlar neticesinde kasanın fazla vermesi gerekirken, kasa fazlasının bildirilmediği, kurum kayıtlarına intikal ettirilmeyen satış tutarı kadar kurumun zarara uğratıldığının tespit edildiği, bu nedenle iş akdinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-e maddesi uyarınca fesh edildiğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının işyerindeki işleyişi ve kasa işlemlerini denetleme yetkisinin bulunması karşısında bu görevini ihmal edecek davranışlar sergilemesi nedeniyle işverenin güvenini kötüye kullanmaya yönelik eylemlerde bulunduğu ve güven ilişkisinin sarsıldığı, süresinde yapılan fesih işleminin geçerli nedenlere dayandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı taraf temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.
Somut olayda, davacının iş akdi işverence 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-e maddesi uyarınca fesh edilmiş olup, fesih nedeni olarak davacının kasaya geçici olarak baktığı zamanlarda fiş kesmeden satış yapması, kesilmeyen fişler için kasada olması gereken fazla paranın kasiyere bildirilmemesi ve işverenin güveni kötüye kullanması gerekçe gösterilmiştir.
Hastane kafesinde, yiyecek içecek hizmetleri süpervizörü olarak görev yapan davacının isnat edilen fiş kesmeden satış yapma eylemi dosya kapsamı ile sabittir. Ancak davacı tanıkları bu uygulamanın işyerinde işlerin yoğunluğu nedeni ile mevcut olduğunu beyan etmişlerdir. Davacı tanıklarının işyerindeki işleyişe dair anlatımları karşısında davacı eyleminin güveni kötüye kullanma olduğu değerlendirilemez. Ayrıca davacının eylemi sonunda kendisine menfaat sağladığı ve işverinin de zarar gördüğü hususları somut olarak ortaya konmamıştır.
Öte yandan davalının dinlettiği tanıklar davacının kasadan cebine para koyduğunun, net olmamakla birlikte tespit edilip, bunun üzerine işten çıkarıldığını beyan ederek savunma ile çelişmişlerdir.
Mahkemece, açıklanan bu veriler karşısında davacının iş akdine son verilmesini gerektirir haklı nedenin ispatlanmadığı düşünülmeden, davanın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
F) Sonuç :
HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3.Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4.Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5.Karar tarihi itibariyle alınması gereken 27,70 TL harçtan peşin alınan 24,30 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 3,40 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
6.Davacının yaptığı 485.35 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
Kesin olarak 26.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.