Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/17925 E. 2015/3304 K. 11.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17925
KARAR NO : 2015/3304
KARAR TARİHİ : 11.03.2015

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/07/2014 tarih ve 2013/383-2014/464 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi …. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2011/20969 sayılı “…” ibareli markanın sahibi olduğu gibi aynı kelimeden müteşekkil marka için 2013/22333 sayılı başvurusunun bulunduğunu, davalının 130187 sayılı “… .” ibareli markasının bulunduğunun öğrenildiğini, ancak davalının bu markayı hiç kullanmadığı halde müvekkili başvurularına anılan markayı mesnet göstererek itiraz ettiğini, müvekkilinin bundan zarar gördüğünü ileri sürerek davalı adına tescilli 130187 sayılı “…” ibareli markanın kullanılmama nedeniyle geçmişe etkili olarak hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, dava konusu markanın müvekkilince kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre içinde hükümsüzlüğü istenen markanın kullanılmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına tescilli 30187 sayılı markanın geçmişe etkili olarak hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 556 sayılı KHK’nın 42/1-c bendi uyarınca yapılan marka hükümsüzlüğü taleplerinin aynı KHK’nın 14’üncü maddesi uyarınca iptal talebi olarak anlaşılmasının tabi olmasına ve davalının tescilden itibaren 5 yıl boyunca dava konusu markayı kullanmadığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Ancak, mahkemece, dava konusu markanın geçmişe etkili olarak hükümsüzlüğüne karar verilmişse de uyuşmazlık 556 sayılı KHK’nın 14’üncü maddesine ilişkin bulunduğundan ve anılan madde hükmü uyarınca iptal nedeni markanın tescilinden sonraki kullanılmama sebebinden kaynaklandığından bu tür uyuşmazlıklarda verilen iptal hükmü ileriye etkili olarak sonuç doğurur. Aynı KHK’nın 43 ve 44’üncü maddelerinde belirtilen geçmişe etkili hükümsüzlük sebepleri ise markanın tescil tarihinde var olan nedenlerden dolayı hükümsüzlüğü hallerinde söz konusu olabilir. Bu durumda mahkemece dava konusu markanın geçmişe etkili olarak hükümsüzlüğüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Ayrıca dava konusu edilen markanın tescil numarası 130187 olduğu ve davacı vekili tarafından 130187 sayılı marka hakkında dava açıldığı halde hüküm fıkrasının 2’nci paragrafında hükümsüzlüğüne karar verilen markanın 30187 sayılı olarak gösterilmesi doğru olmamışsa da anılan yanlışlıkların düzeltilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 2’nci paragrafında yer alan “Davalı adına tescilli olan 30187 sayılı markanın kullanmama nedeniyle 556 sayılı KHK’nın 44. maddesi gereğince geçmişe etkili olarak hükümsüzlüğüne” ibaresinin tümüyle hükümden çıkarılarak yerine “davalı adına tescilli 130187 tescil nolu markanın kullanmama nedeniyle iptaline” ibaresinin yazılmasına, hükmün işbu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.