YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7127
KARAR NO : 2015/698
KARAR TARİHİ : 19.01.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, eşine ait evi katılana satma bahanesiyle 34.000,00 TL para aldıktan sonra bankadan çekmiş olduğu 16.000 TL’lik krediye katılanı kefil yapmasına rağmen suça konu konutun resmi satışını katılana yapmadığı gibi satmayı vaat ettiği evin ipotekli olduğunu da gizlediğinin iddia edildiği olayda; getirtilen tapu kaydından taşınmaz üzerinde ipotek olduğunun açıkça anlaşıldığı, tapu kayıtlarının aleni olmasından dolayı katılanın basit bir araştırmayla gerek tapu dairesine giderek gerekse de internet üzerinden e-devlet kayıtlarından kendisine gösterilen taşınmaz üzerinde ipotek olduğunu tespit edebilecek konumda olması nedeniyle denetim
olanağının ortadan kalkmadığı ve gizlenen durumun hile boyutuna ulaşmadığı, dolayısıyla taraflar arasındaki uyuşmazlığının hukuki nitelikte olması nedeniyle dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının gerçekleşmediği, yine bankadan kredinin çekildiği sırada şikayetçinin de hazır olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 19.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.