Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/9695 E. 2015/22522 K. 12.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9695
KARAR NO : 2015/22522
KARAR TARİHİ : 12.03.2015

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Suça sürüklenen çocuğun, çalıştığı …’de işe aldırabileceğini söylediği şikayetçilerden para almasına rağmen şikayetçileri işe aldırmadığı gibi paralarını da iade etmediği somut olayda; suça sürüklenen çocuğun bahsi geçen paraları alıp, otelin ortağı olan fakat, …Otel’de çalışmadığı tespit edilen … isimli otel ortağına verdiğini, işlerin bozulması nedeni ile …’ın şikayetçileri işe başlatmadığı gibi paralarını da vermediğine yönelik savunmasına karşın, soruşturma dosyasından anlaşıldığı üzere şikayetçileri suça sürüklenen çocuğun anne ve babasının arayarak hileli hareketleri sergilediklerinin iddia olunması karşısında suça sürüklenen çocuğun anne ve babasının yargılandığı … Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/427 esas sayılı dosyası ile temyiz incelemesine konu dosyanın mümkün ise birleştirilmesi, bu mümkün değil ise o dosyanın bir sureti alınarak suça sürüklenen çocuğun suçun işlenmesine ne şekilde katıldığının araştırılması, özellikle suça sürüklenen çocuğun TCK’nın 37/2. maddesi kapsamında suç işlenmesinde araç olarak kullanılıp kullanılmadığı ya da TCK’nın 39. maddesine göre suçun işlenmesinde yardım eden olup olmadığı tartışıldıktan sonra hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20/1-7. maddesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 15 yaşını doldurmuş olup da 18 yaşını doldurmamış çocukların işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmasının gerekli olduğu, mahkemece sosyal inceleme raporuna gerek görülmediği taktirde ise gerekçesinin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Suça sürüklenen çocukların 18 yaşından küçük olması karşısında yargılamanın kapalı oturumlarda gerçekleştirilmesi gerekirken bazı oturumların açık yapılarak CMK’nın 185. maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.