YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4688
KARAR NO : 2015/11384
KARAR TARİHİ : 02.11.2015
MAHKEMESİ :FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.11.2014 tarih ve 2014/125-2014/220 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1994 yılından bu yana Türkiye’de sofra camı üretimi konusunda … markası ile tanındığını, davalının 2009/25788 nolu “dem” ibareli markayı … nezdinde tescil ettirdiğini ancak çay aksesuarları bakımından bu markayı kullanmasının haksız rekabete sebebiyet verdiğini ileri sürerek, markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, “dem” ibaresinin tasviri olmadığını, markanın, marka kapsamındaki ürünler bakımından ayırt edici olduğunu, müvekkilinin ne çay üretimi ne de satışıyla ilgisinin olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalının kullandığı “dem” ibareli markanın, 556 sayılı KHK’nın 7/(c) ve (d) fıkraları gereğince tescilinin yasaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli 2009/25788 nolu markanın camdan mamul ayaklı ayaksız bardak, çay bardağı, çay tabağı, fincan, fincan tabağı bakımından markanın hükümsüzlüğüne, diğer ürünler bakımından ise talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece dava konusu “dem” markasının, çağrıştırma yoluyla tüketilebilir “çay”ın karakteristik bir özelliğini yansıttığı ve tasviri olduğundan bahisle yukarıda sayılan emtia yönünden 556 sayılı KHK’nın 7/1-c maddesine dayanılarak hükümsüzlük kararı verilmiştir. Mal ve hizmet ile sadece uzaktan ilişkisi olan basit hatırlatmalar veya telmihler, markaya tasviri bir karakter veremeyeceği gibi, esasen bir mal ve hizmeti doğrudan doğruya çağrıştırıp akla getirmeyen, ancak telmihte bulunan kelimelerin yasaklanması mümkün değildir. Öte yandan, tescili istenen işaret, özel bir zihni çabaya mahal bırakmadan, mal ile sıkı bir ilişkisi sebebiyle malın bir özelliğini veya kompozisyonunu düşündürdüğü takdirde ise bu takdirde ayırt edicilik vasfına sahip olduğu söylenemeyecektir.
Somut olayda, mahkemece yukarıda belirtilen hususlara aykırı olarak, dava konusu davalıya ait 2009/25788 nolu “dem” ibaresi tescili istenen çay emtiası için doğrudan 7/1-c anlamında karakteristik özellik belirten bir işaret olmadığı halde 556 sayılı KHK’nın 7/1-c maddesi anlamında tescil engeli bulunduğundan bahisle hükümsüzlük kararı verilmesi isabetli görülmediğinden, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.