Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2015/6572 E. 2015/10562 K. 09.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/6572
KARAR NO : 2015/10562
KARAR TARİHİ : 09.06.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, hayvana zarar verme ve suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, tehdit, hakaret, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak
HÜKÜM : Mahkumiyet, sanık … hakkında hakaret ve tehdit suçlarından beraat

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanıklar …, …, …, … ve … hakkında hırsızlık ve hayvana zarar verme; ayrıca sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanıklar … ve … ile katılan sanık … müdafiilerinin; sanıklar …, … ve …’in temyiz istemleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA,
B-Katılan sanık … hakkında hırsızlık, hayvana zarar verme ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Katılan sanık müdafiinin, beraat eden müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmü temyiz etmiş olması karşısında, vekalet ücreti tayini istemi ile sınırlı olarak yapılan incelemede;
 1136 sayılı Kanunun 168. maddesi ile hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren katılan sanık … lehine ve … aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi;
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık … müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, katılan sanık … ile ilgili hüküm fıkrasına “beraat eden katılan sanık …’ın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre 1.320 TL. maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak katılan sanık …’a verilmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C-Sanık … hakkında hırsızlık, hayvana zarar verme ve suç işlemek amacıyla örgüt kurmak; sanıklar …, …, …, … ve … hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak ve ayrıca sanık … hakkında hakaret suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
1-Sanıklar …, …, …, …, … ve … arasında hiyerarşi temeline dayanan sürekli bir birleşmenin bulunduğuna dair her türlü kuşkuyu bertaraf edebilecek nitelik ve yeterlilikte deliller mevcut olmadığından, dosya içeriğine ve sanık … ile sanıklar …, … ve … arasında 24.07.2009-26.07.2009 tarihleri arasında gerçekleşen karşılıklı cep telefonu görüşmelerine ilişkin görüşme dökümlerine göre, sanık …’nın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 38/1 maddesi kapsamında hırsızlık ve hayvana zarar verme suçlarına azmettirme kapsamında değerlendirilmesi yerine, yanılgılı değerlendirme sonucu sanık … hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurmak; sanıklar …, …, …, … ve … hakkında suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olmak suçlarından beraetleri yerine yazılı biçimde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
2-5237 sayılı TCK’nın 61. maddesinde yer alan cezanın bireyselleştirilmesindeki ölçütler esas alınarak, aynı Kanun’un 3. maddesindeki “eylemin ağırlığı ile orantılı ceza verilmesi” ilkesi çerçevesinde değerlendirme yapılıp aynı durumda olanlara aynı takdir hakkının kullanılması suretiyle eşit davranılarak bir belirleme yapılması gerekirken, sanıklardan … dışındaki sanıklar hakkında hırsızlık ve hayvana zarar verme suçlarından temel ceza belirlenirken, suçun işleniş biçimi, failin güttüğü amaç ve saik, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak alt sınırın üzerinde uygulama yapılırken, sanık … hakkında aynı suçlar bakımından temel cezanın belirlenmesi sırasında aynı gerekçelerle, diğer sanıklar hakkında belirlenen cezanın da üzerinde temel ceza belirlenerek, adalet, eşitlik ve hakkaniyet ölçülerine aykırı biçimde karar verilmesi,
3-18.11.2009 tarihli tutanakta, … Komutanının odasında, … ile ilgili işlemeler yapılırken, sanık …’ın odaya girerek “Sen beni tanıyorsan ananı avradını sinkaf ederim” dediği kolluk görevlileri Mahir Akdemir ve … tarafından tutanakla tespit edildiğinin ve tutanağın sanık … tarafından imzalanmadığının anlaşılması karşısında; adı geçen kolluk görevlilerinin tanık sıfatıyla beyanlarının sorulup tespit edildikten sonra tüm deliller bir arada değerlendirilip sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
4-Sanık …’nın tekerrüre esas alınan hükümlülüğünün 5237 sayılı TCK’nın 142/1-f maddesinde düzenlenen elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçuna ilişkin olduğu, söz konusu ilamla ilgili olarak 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasanın 82. maddesi ile TCK’nın 142/1-f. maddesinin yürürlükten kaldırılması, 83. maddesi ile karşılıksız yararlanma suçu kapsamında yeniden suç olarak düzenlenmesi, 84. maddesinde karşılıksız yararlanma suçu yönünden etkin pişmanlık hükümlerinin yeniden düzenlenmesi ve geçici 2/2. maddesinde de kesinleşen hükümler yönünden zararın karşılanmış olması durumunda verilen cezanın tüm sonuçlarıyla ortadan kalkacağının öngörülmesi karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi ile uygulama yapılamayacağının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve … ile katılan sanık … müdafiilerinin; sanıklar …, … ve …’in temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 09.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.