Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/3861 E. 2015/11452 K. 03.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3861
KARAR NO : 2015/11452
KARAR TARİHİ : 03.11.2015

MAHKEMESİ : ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/05/2013 gün ve 2009/294-2013/143 sayılı kararı bozan Daire’nin 12/12/2014 gün ve 2014/14958-2014/19641 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davacının … isimli işyerinin sahibi olduğunu, … Şubesinden kredi kartını aldığını, ayrıca tüketici kredisini kullandığını, müvekkilinin çok sayıda banka ile çalışan ve ticari itibarı en üst düzeyde olan bir tacir olduğunu, ancak yaşanan ekonomik kriz nedeniyle davalı bankadan kullanılan kredinin 31.12.2008 tarihinde ödenmesi gereken taksitinin 03.02.2009 tarihinde ödendiğini, diğer taksitlerin de düzenli ödenerek kredi borcunun kapatıldığını, ayrıca kredi kartı ödemesinde ise gecikme olmadığını, buna rağmen müvekkilinin …’a kredi başvurusu yaptığında Garanti Bankası tarafından hakkında idari takip başlatıldığı ve bu durumun …’na bildirilerek tahditli konumuna getirildiğini öğrendiğini, müvekkilinin mal satın aldığı ve …’da faaliyet gösteren … firmasının müvekkili tarafından kendilerine verilen vadeli çekleri kullanacak oldukları kredi için …’ne sunduklarını ve ilgili bankanın müvekkilinin tahditli olduğu gerekçesiyle ilgili çekleri kabul etmediğini, müvekkilinin ticari hayatının bitme aşamasına geldiğini, tarifsiz acılar çektiğini, 30 yıllık ticari hayatının temelinden sarsıldığını, davalı bankanın herhangi bir ihtar göndermeden ve temerrüde düşürmeden 42 gün geciken kredi taksiti nedeniyle hem de kredi kartı nedeniyle idari takip başlatarak durumu …’na bildirerek müvekkilini tahditli duruma düşürdüğünü, müvekkilinin bu durum nedeniyle kendisi hakkında kanuni takip başlatmamaları için kredi kullandığı bankaları tek tek dolaşarak ekonomik durumunda bir bozulma olmadığını, ticari hayatına devam ettiğini izah etme ihtiyacı duyduğunu, tüm esnaf çevresinde müvekkilinin batmaya başladığının konuşulduğunu, bankanın tahdidin konulmasından itibaren 5 ay sonra … Noterliği’nin ihtarı akabinde kaldırdığını, müvekkilini 5 ay süre ile oyalayarak ikinci bir mağduriyete neden olduğunu ileri sürerek, 30.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 12.12.2014 tarihli kararı ile davalı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, davalının …’ye usulsüz olarak yaptığı bildirimle davacıyı tahditli konuma getirdiği iddiasına dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacının, davalı bankadan tüketici kredisi kullandığı, bu kredinin taksitlerinden birinin 34 gün, diğerinin ise 3 gün gecikmeyle ödendiği, bunun üzerine davalı bankanın 03.02.2009 tarihinde durumu …’ye bildirdiği, kredi taksitlerinin ödenmesinden yaklaşık 5 ay sonra 01.07.2009 tarihinde davalının bu kaydı kaldırttığı uyuşmazlık konusu değildir. Davalı bankanın başlangıçta haklı olarak …’ye yaptığı bildirimi, kredi taksitlerinin ödenmesinden makul bir süre sonra düzeltmesi gerekirken bunu yapmayıp aradan yaklaşık 5 aylık süre geçtikten sonra söz konusu kaydı kaldırttığı, bu kayıt nedeniyle davacının bankalar nezdindeki kredi başvurularının reddedildiği, yine aynı nedenle davacının ticari ilişki içinde olduğu şirketin davacının çeklerini kabul etmediği, davalının söz konusu eylemi nedeniyle davacının ticari itibarının zedelendiği ve kişilik haklarının tecavüze uğradığı bu suretle de manevi tazminat koşullarının oluştuğu anlaşıldığından davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 12.12.2014 Tarih, 2014/14958 Esas, 2014/19641 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılarak hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 12.12.2014 Tarih, 2014/14958 Esas, 2014/19641 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılarak yerel mahkeme hükmünün ONANMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, peşin harcın onama harcından mahsubu ile bakiye 256,00 TL’nin temyiz eden davalıdan alınmasına, 03/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.