YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/12074
KARAR NO : 2015/10577
KARAR TARİHİ : 09.06.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suça sürüklenen çocuk …’nın 18 yaşını doldurmaması nedeniyle kapalı yapılması gereken duruşmaların, açık yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 185. maddesine aykırı davranılması,
2-Suç işlediği sırada 12-15 yaş grubu içinde olan suça sürüklenen çocuk …’nın, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediği hususunda uzman doktor raporu alınmadan, duruşmaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Suça sürüklenen çocuk … hakkında “sanık” olarak; sanık … hakkında ise“suça sürüklenen çocuk” olarak hüküm kurulması suretiyle, hükmün karıştırılarak CMK’nın 223. ve 225. maddelerine aykırı davranılması,
4-19.07.2013 tarihli bilirkişi raporuna göre, müştekinin ikamet ettiği apartmanın etrafının çevrili olmadığı, giriş kapısının doğrudan sokağa açıldığı ve motosikletin apartmanın önünde kilitsiz olarak giriş kapısı merdivenine dayalı vaziyette iken çalındığının anlaşılması karşısında, konut dokunulmazlığının ihlali suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
5-Müştekinin olaydan hemen sonra soruşturma aşamasında alınan 17.01.2013 tarihli ifadesi ile 16.01.2012 tarihli görgü tespit tutanağı içeriğine göre; suça konu motosikletin müştekinin ikamet ettiği apartmanın önünde kilitsiz olarak merdivene dayalı vaziyette iken çalındığının anlaşılması karşısında, eylemin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-e maddesinde yazılı suça uyduğu gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk … ve sanık … hakkında aynı Yasanın 142/1-b maddesi ile hüküm kurulması,
6-5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesinde daha önce hapis cezası ile mahkum olmayan 18 yaşını doldurmamış çocukların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrileceği belirtilmiş, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/4.maddesinde “Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez, bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Her ne kadar 5237 sayılı TCK’nın 50/6. maddesinde seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde tedbire çevrilen kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceği belirtilmiş ise de, yukarıda açıklanan düzenlemeler karşısında 5237 sayılı TCK’nın 50/6. maddesinin çocuklar yönünden uygulanamayacağı, hükmolunan seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde diğer seçenek tedbirlerden birine veya adli para cezasına karar verilebileceği sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde kısa süreli hapis cezasından çevrilen seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde hapis cezasının tamamen veya kısmen infaz edileceği ihtarı yapılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
7-Sosyal inceleme raporu için harcaması zorunlu kamu masrafı niteliğinde bulunması nedeniyle bilirkişiye ödenen 50 TL’nin suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’ye aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafii ile sanık …’un temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 09.06.2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.