YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13538
KARAR NO : 2015/3387
KARAR TARİHİ : 12.03.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/03/2012 gün ve 2006/125-2012/84 sayılı kararı onayan Daire’nin 21/02/2014 gün ve 2012/10483-2014/3238 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı … Firması arasında kredi kartı uygulaması için 28.04.1993 tarihinde Lisans, Servis ve Bakım Sözleşmeleri imzalandığını, bu tarihte davalılardan …’ın Genel Müdür Yardımcısı, … Otomasyon Daire Başkanı, …’ın Bireysel Bankacılık Hizmetleri Daire Başkanı, …’in Sistem Geliştirme Daire Başkanı olarak görev yaptıklarını, anahtar teslimi olarak satın alınmasına karar verilen projenin sonuçlandırılmadığını ve tamamen devre dışı kaldığını, davalıların ihale ve sözleşmenin imzalanması aşamalarındaki haksız ve kusurlu işlemleri nedeniyle bankanın zarara uğratıldığını ileri sürerek, asıl davada oluşan banka zararının tespiti ile şimdilik 23.000 USD’nin faizi ile birlikte asıl davadaki üç davalıdan müştereken ve müteselsilen, birleşen davada ise 2.282.022,00 USD’lik banka zararının tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla %45’inin …, %25’inin …, %20’sinin Etkin Erbirer, %10’unun …’dan zararın oluştuğu tarihten itibaren faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak dava zamanaşımının zarar verici olduğu iddia edilen eylemin yetkili organ tarafından öğrenilmesi tarihinden itibaren başlayacağı, Borçlar Kanunu’nun 66. maddesi gereğince zararın ve failinin öğrenilmesi tarihinden itibaren bir sene geçmekle davanın zamanaşımına uğrayacağı, … dışındaki davalılar yönünden dava açılması yönündeki yönetim kurulu kararının 14.09.1995 tarihli olup en geç bu tarih itibariyle zarar verici olduğu iddia edilen eylem ve zararın faillerinin öğrenildiği, bu tarihten önce konu ile ilgili müfettiş soruşturması ve disiplin soruşturması yapıldığı, davalılardan … yönünden disiplin kurulu kararının daha sonra onaylanması ve daha sonraki bir tarihte yeniden değerlendirme yapılmasının sonucu değiştirmeyeceği, gerek asıl
gerekse birleşen dava yönünden zamanaşımı süresinin 14.09.1995 tarihinden itibaren işlemeye başladığı, asıl davanın ise 16.09.1996 tarihinde açılmış olup, gerek asıl davanın gerekse birleşen davanın zamanaşımı yönünden de reddinin gerektiği gerekçesiyle, davalı … yönünden kararın kesinleşmiş olduğu anlaşılmakla yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, asıl ve birleşen dosyadaki diğer davalılar hakkındaki davaların reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.02.2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, davacı harç ve cezadan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 12/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.