Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/17605 E. 2015/3484 K. 13.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17605
KARAR NO : 2015/3484
KARAR TARİHİ : 13.03.2015

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/06/2014 tarih ve 2009/711-2014/199 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalıların dava dışı limited şirketin ortakları olduklarını, müvekkilinin aynı zamanda şirket müdürlüğünü de üstlendiğini, ambulans ile hasta ve cenaze taşınması ile iştigal eden şirkete davalıların 2005 yılında ortak olarak girdiklerini, ortaklığın ilk aylarında davalı …’in, şirketin kiraladığı büronun yönetiminde görev aldığını ancak görevini dürüstlük ve iyiniyet kuralları çerçevesinde yürütmediğini, bir süre sonra görevinden ayrılan davalının bir daha müvekkili ile bağlantı kurmadığını, tarafların bir araya gelmediğini, şirkete ait atölyenin şirket yerine davalı … adına kiralandığını, yine şirketin faaliyetleri karşılığında ödenen paraları şirket hesabına değil kendi adına bankaya yatırdığını, diğer davalı … ise yurt dışında yaşadığını ve şirket işleri ile ilgilenmediğini, şirket adına satması için kendisine gönderilen tabutların bedellerini tam olarak şirkete göndermediğini, müvekkilinin şirketin tüm işlerini müdür olma sıfatının da ötesinde tek başına üstlendiğini, sorunlar ile tek başına mücadele etmek zorunda kaldığını, şirketin kredi borcunu şahsen ödediğini, kendisine ait taşınmazı sembolik bir rakamla şirkete kiraladığını, şirketin zarar ettiğini, faaliyetlerini sürdürmesinin mümkün olmadığını, 2007 yılından beri herhangi bir faaliyette bulunmadığını ileri sürerek, mülga TTK’nın 549/4. maddesi uyarınca şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının iddialarının doğru olmadığını, müvekkili Mehmet’in sağlık sorunları yaşaması sebebiyle şirkete gidemediğini, müvekkillerinin de şirket için şahsi ödeme yapmak durumunda kaldıklarını, davacının müdürlük görevini yerine getirmediğini, şirket karar defterini gizlediğini, başka bir şirket kurarak aynı işi yaptığını, şirketin tasfiyesini gerektirir bir durum bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın taraflarının feshi istenilen şirketin ortakları olduğu, davacının aynı zamanda 2016 tarihine kadar şirketin münferit imzaya yetkili müdürü konumunda bulunduğu, şirketin feshi için haklı nedenlerin oluştuğunun davacı tarafça kanıtlamadığı, dava tarihi itibariyle şirketin öz varlığının artıda

olduğu gibi şirket sermayesinin de tamamen ödendiği, her ne kadar dava tarihinden sonra şirket öz varlığı eksiye düşmüş ise de değerlendirmenin dava tarihi itibariyle yapılacağı, bunun yanında şirketin kötü yönetimi söz konusu ise bundan da büyük oranda şirket müdürü olan davacının sorumlu bulunduğu, şirketin fesih ve tasfiyesi gerekiyorsa bu koşullarının oluşmasında davacının asli sorumluluğunun olduğu, oysa haklı nedenlerin ortaya çıkmasında payı olan ortağın haklı nedenlerle şirketin feshini isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 22,70 TL harcın temyiz edene iadesine, 13/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.