Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/1171 E. 2015/7099 K. 26.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1171
KARAR NO : 2015/7099
KARAR TARİHİ : 26.05.2015

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/05/2013 gün ve 2012/130 – 2013/110 sayılı kararı onayan Daire’nin 20/10/2014 gün ve 2014/8335 – 2014/16020 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2011/06901 sayı ile “….” markasının tescili için davalı kuruma başvurduğunu, davalı kurum …’nın “başvuruya konu işaretin “fazla sessiz, artı sessiz” anlamlarına geldiği, ortalama tüketicide marka algısı oluşturmadığı, başvuruya konu malların özelliğini bildirdiği ve bu özelliği doğrudan tasvir eden bir adlandırma olduğu” gerekçesiyle reddedildiğini, ancak, “….” ibareli markanın İngilizce sözcükler olan “…” ve “…” kelimelerinin özgün bir kompozisyonu şeklinde düşünüldüğü, Türkçe manaları “sessiz” ve “artı” olan bu iki kelimenin, müvekkilinin mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal ve hizmetlerinden ayırt edici bir niteliğe sahip olduğunu, ibarenin resmi dili…. olan ..’de dahi tescil edildiği, çeşitli ülkelerdeki tescili ve eylemli yoğun kullanım nedeniyle ayırdedicilik kazandığını, “sessizlik artı” ya da “artı sessizlik” şeklinde çevrilebilecek ibarenin kullanılacağı ürünler yönünden direkt bir ilişkisinin bulunmadığı, bu ürünleri tasvir etmediği, tescili istenen malları hatırlatmadığını, “……” ibaresini marka olarak kabul eden davalının dava konusu başvuruyu kabul etmemesinin tutarsız olduğunu, markanın Paris Sözleşmesi gereğince de tescilinin gerektiğini ileri sürerek TPE, …’nın 2012-M-983 sayılı kararının 556 sayılı KHK’nın 5, 7/1-a, 7/1-c ve 7/son maddeleri gereğince iptalini, marka başvurusunun yayınlanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz edilen karar, Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 26/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.