YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9591
KARAR NO : 2015/10469
KARAR TARİHİ : 14.10.2015
MAHKEMESİ : … FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.11.2013 tarih ve 2012/133-2013/413 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin dava dışı …. firmasından olan alacağı için 07.12.2004 tarihinde icra takibi başlattığını, ödenmeyen 705.000 USD alacağı için geçici aciz vesikası verildiğini, …. firmasının 181932 sayı ile tescili … markasının sahibi olduğunu tespit ettiklerini ama 31.01.2010 tarihinde söz konusu markanın muvazalı şekilde …’e devredildiğini, bu marka devrine ilişkin tasarrufun iptali davası açtıklarını, müvekkilinin alacağını karşılayacak oranda tasarrufun iptaline karar verildiğini, icra takibi başlattıklarını ancak bu şirketin de hileli bir şekilde tasfiyeye sokulduğunu, bu arada davalı tarafından… ibareleri marka tescilleri için … başvuru yapıldığını, …. tarafından bu tescillere itiraz edilmediğini, böyle davalı adına tescil edilen markalarla … markasının değerinin azaltığını hatta sıfırlandığını, böylece müvekkilinin alacağına kavuşmasına engel olunduğunu ileri sürerek kötü niyetle tescil edilen davalının 2008/00410 sayılı …, 2008/01088 sayılı …+şekil, 2008/00412 sayılı …, 2008/01085 sayılı … …+şekil markaların hükümsüzlüğünü, sicilden terkinini, markaların 3. kişilere devrini önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı şirketin aktif dava ehliyeti bulunmadığını, müvekkilinin davacı şirkete herhangi bir borcunun olmadığını, markaların hükümsüz kalması ile sicilden terkin edilmesinde hukuki yararının bulunmadığını, müvekkilinin herhangi bir kötüniyetinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının alacağına konu markanın henüz icra işlemleri ve markanın satış işlemlerinin sonuçlanmadığı bu nedenle davacının somut olarak davalı tarafın markasından dolayı zarara uğradığı olgusunun gerçekleşmediği, hükümsüzlük davası yönünden davacı tarafın uğradığı bir zararın söz konusu olmadığı gibi dava açmakta hukuki yararı ve aktif dava ehliyetinin de bulunmadığı gerekçesiyle HMK 114/d ve h bendi ve HMK 115 madde gereği dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kesinleşmiş mahkeme kararına dayalı olarak alacak miktarıyla sınırlı tasarrufun iptali işlemlerinin henüz tamamlanmadan bu aşamada erken açılmış bir dava olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.