Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/3849 E. 2015/11251 K. 28.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3849
KARAR NO : 2015/11251
KARAR TARİHİ : 28.10.2015

MAHKEMESİ : … TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/05/2011 tarih ve 2008/103-2011/260 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı, … tarafından işletilen toplu taşıma işinin davalı şirkete ihale edildiğini, davalı şirketin merkezinin … olması nedeniyle şirketle ilgili işlerin merkezden takip edildiğini, müvekkilinin bazı şahıslarla birlikte davalı şirkete yazılı olmayan şekilde, karşılıklı, şifahi taahhütlerle ortak olduğunu, davalı şirket yönetim kurulu başkanının şirket merkezinin … naklinin sağlanacağını, burada genel kurul yapılacağını, şirketin hisse dağılımının oluşacak genel kurulda düzenleneceğini beyan ettiğinden sifahi anlaşmaya dayalı bir ortaklı olup, 1 yıldan fazla bir süre davalı şirketin yönetimi, gelir-gider tablosu, muhasebe işlemlerinin muhteviyatı ve takibi, kamu kurum ve kuruluşları nezdinde yapılan görüşmeler ve sözleşmelerle herhangi bir ilişkisinin olmadığını, daha sonra davalı şirketi vekil olarak temsil ettiğini, … tarafından davalının sözleşmesinin feshi akabinde şirketin temsilcilerinin ortadan kaybolduğunu, fesihten sonra şirketle ilgili evrakların tanziminde sahteciliğin olduğu, imzaların taklit edildiği, düzmece ve taklit imzalarla genel kurulların yapıldığını tespit ettiklerini, davalı şirketin yetkililerinin yasalar karşısında mesuliyetten kurtulmak, vergi ve … borçlarından muaf olmak için genel kurul ve yönetim kurulu toplantıları yaparak, dolandırıcılık maksadıyla teşekkül kurduklarını, 12/03/2007 tarihli genel kurul toplantısından haberdar olmadığı gibi, toplantıda bulunmadığını ve hiç bir evraka imza atmadığını, 12/09/2007 tarihli …’nin … Sayfasında yayınlanan, 15/08/2007 tarihli şirket merkezinde toplanan yönetim kurulu toplantısında bulunmadığını, …, no’lu karar, 14/08/2007 tarih, …’lu karar, davalı şirketin ana sözleşmesinin tadilat metni olduğu belirtilen evrak, sermaye artırımına iştirak eden pay sahipleri şekliyle düzenlenen evrak, genel kurul toplantı tutanağı altındaki imzaların kendisine ait olmadığını, … hükümlerine aykırı düzmece evraklarla düzenlenen genel kurullarla davalı şirketin yönetim kuruluna da seçildiğini ileri sürerek, davalı şirketin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olmadığının ve genel kurulların yok hükmünde olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili, asıl dava dilekçesinde belirtilen beyanlarla birlikte, müvekkilinin şifahi şekilde kurulan ortaklık için bir miktar parayı da şirketin o dönemdeki yönetim kurulu başkanına verdiğini, müvekkilinin davalı şirketin 12/03/2007 tarihli genel kurul toplantısından haberdar olmadığı gibi, toplantıda bulunmadığını, hiç bir evraka imza atmadığını, 12/09/2007 tarihli …’nin 628. sayfasında yayınlanan, 15/08/2007 tarihli şirket merkezinde toplanan yönetim kurulu toplantısında bulunmadığını, imza atmadığını, … no’lu karar, 14/08/2007 tarih, 30’lu karar, davalı şirketin ana sözleşmesinin tadilat metni olduğu belirtilen evrak sermaye artırımına iştirak eden pay sahipleri şekliyle düzenlenen evrak, genel kurul toplantı tutanağı altındaki imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin … hükümlerine aykırı düzmece evraklarla düzenlenen genel kurullarla davalı şirketin yönetim kuruluna da seçildiğini ileri sürerek, müvekkilinin davalı şirketin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olmadığının ve genel kurulların yok hükmünde olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı, davayı cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların davalı şirketin yönetim kurulu üyesi olmadıkları ve ayrıca, 12/03/2007 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısındaki imzaların sahte olduğuna dair yeterli, kesin ve inandırıcı belge ve delil sunamadıkları, imza asılları davacılara verilen süreler ve bütün yazışmalara rağmen temin edilemediğinden imza incelemesinin yapılmadığı, davalı şirkete imza asıllarının sunulması hususunda kesin süreli tebligat yapılmış ise de, imza asıllarının temin edilemediği, davalı şirketin adresini terk etmiş olup, nerede olduklarının da bilinmediği kaldı ki, davacıların bu kesin sürenin bitimininden sonra imza asıllarının temini ve imza incelemesi yönünde oluşturulan ara kararlara ses çıkarmayarak davalı şirkete verilen kesin süreye rağmen imza incelemesi hususundaki ara kararlara zımnen müvafakat ettikleri bu doğrultuda işlemlere devam edildiği ve imza örneklerinin temin edilemediği ayrıca, davacıların 12/03/2007 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına dair imzaların kendilerine ait olmadığı iddiasıyla davalı şirketin yönetim kurulu üyesi olmadıklarının tespitini istedikleri ancak, sonraki tarihli 16/08/2007 tarihli genel kurul toplantısında da yeniden yönetim kuruluna seçildikleri, buna dairde açılmış herhangi bir dava taleplerinin bulunmadığı, her halükarda dosya kapsamına göre yönetim kurulu üyeliklerinin devam ettiği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir
Kararı, birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile hazirun cetveli ve … kayıtları uyarınca davacının davalı şirketin ortağı olması, iradesinin de ortak olmak olup, bunun için para verdiğini de kabul etmesi karşısında, ortak olmadığının tespitine ilişkin talebin reddinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, birleşen davada davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, genel kurul kararlarının batıl olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacının 12/3/2007 tarihli genel kurulun yanı sıra davanın reddine gerekçe yapılan 16/8/2007 tarihli genel kurulun da batıllığının tespitini talep ettiği anlaşıldığından mahkemece bilirkişinin bu konudaki yanılgılı değerlendirmesi nedeniyle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru değildir. Bu durumda, dava konusu her iki genel kurul tutanağının asılları … ve …’ndan getirtilmesi, bulunmadığı takdirde genel kurullar davalı şirkete ait olmakla asıllarının davalı şirkette bulunması gerektiğinden ve davacının …’nın 370. maddesine göre yapıldığı anlaşılan bu genel kurul tutanakları ve hazirun cetvelindeki imzalarını inkar ettiğinden, imzaların davacıya ait olmaması halinde de bu husus genel kurulda alınan kararların batıl olması sonucunu doğuracağından, bu yönde davalı şirkete, davacının imzasını içeren, dava konusu genel kurullara ait hazirun cetvellerinin asıllarının imza incelemesine esas olmak üzere mahkemeye ibraz edilmesi, verilen kesin süre içinde ibraz edilmemesi halinde davacının iddiası gibi, bu tutanaklardaki imzanın sahte olduğunun kabulü ile hüküm kurulacağının muhtıra ile tebliğ edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken ”… tüm ticari defter ve belgelerinizi ve ayrıca tüm şirket ortakları/üye kayıt defterlerini, tüm şirket yönetim kurulu karar defterlerini, dava dilekçelerinde geçen hususlarla ilgili tüm belge ve defterlerin asıllarını ibraz etmeniz veya bulunduğu yeri açıklamanız, aksi halde bunları ibrazdan kaçınmış sayılacağınız ve mazeretsiz ibraz etmemeniz halinde bir daha ibraz edemeyeceğiniz ve davacıların dava dilekçesinde anlattıkları tüm iddiaların doğru olduklarını ve davalara konu belgelerin tamamının sahte olduklarını kabul etmiş sayılacağınız ve belirtilen bu sürenin de kesin süre olduğu ihtar ve tebliğ olunur” şeklinde yapılan ihtar doğru olmadığı gibi, bilahare bu ihtara itibar etmeme gerekçesi de doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, birleşen davada davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın birleşen davada davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.