YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16132
KARAR NO : 2015/3352
KARAR TARİHİ : 11.03.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11/12/2013 tarih ve 2012/198-2013/323 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi …. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların müvekkili şirketin önceki dönemde görev yapan yönetim ve denetim kurulu üyeleri olduklarını, bu dönemde şirketi zarara uğrattıklarının tespit edildiğini, önceki yıllarda dava dışı ….. Bankası A.Ş iştiraki bulunan müvekkili şirketin 2001-2002-2003 yıllarında bu şirketin bedelli sermaye artırımına katıldığını, öz kaynakları yeterli olmadığından aynı guruba ait şirketlerden kredi çekerek sermaye borcunu ödediğini, borç yükünü artırarak dava dışı….Bankası A.Ş’ye iştirak yatırımında bulunduğunu, oysa kendi işletme sermayesi için daha yararlı veya alternatif yatırımlarda daha randımanlı kullanmaları gerektiğini, zarara neden olduklarını ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak, 2.874.940.00 YTL tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, …Bankası’na iştirak yatırımında bulunulduğu, bu yatırımların tamamen değersiz olmayıp, ticari yaşamda zarar ve karın, az karın söz konusu olabileceği, kaldı ki, söz konusu yatırım ve iştirak yatırımları, senetlerin kurumların denetimde bulunduğu, bu denetimlerle hileli yapılan işlemlerin takip ve tespiti ile denetim görevleri sırasında kusur ve hilelerin tespiti ile gerekli müeyyidelerin uygulamasının da
mümkün olduğu, yapılan yatırım ve işlemleri beğenmeyen herkesin yanlış yatırım ve kar etmediği iddiası ile sorumluluk davasına gidilebileceği, bu durumun ticari hayatın akışına uygun olmayıp, yanlış yatırım veya kar getirmeyen yatırım ya da daha az kazandıran yatırım olabileceği, bu durumun ekonomik takvime bağlı olabileceği bu nedenle her zarar ve stabil konusunda dava koşullarından üstelik ibra edilmişken söz konusu olamayacağı, sorumluluk düşünülemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, karar düzeltme isteyen davacı harç ve cezadan muaf olduğundan harç ve ceza alınmasına mahal olmadığına, 11/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.