YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9430
KARAR NO : 2015/9927
KARAR TARİHİ : 05.10.2015
MAHKEMESİ : … ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/11/2014 tarih ve 2014/209-2014/414 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalının, hissedarı olduğu tapuda kayıtlı taşınmazını haricen satın almak üzere anlaştığını, müvekkilinin davalıya satış bedeline mahsuben kaparo olarak … Şubesi’ne ait 28.02.2014 vadeli 100.000,00 TL bedelli çeki verdiğini, müvekkilinin bu taşınmaz için kredi çekmek amacıyla bankaya başvurduğunu, yapılan ekspertiz çalışması sonucunda taşınmazın 1/1000 ve 1/5000’lik planlarının iptal edilmiş olduğunu ve esas imar durumunun verilemediğinin bildirildiğini ve kredi başvurusunun da reddedildiğini, bunun üzerine müvekkilinin davalıya vermiş olduğu çekin iadesi için noter ihtarnamesi çektiğini, davalının çeke karşılık 20.000,00 TL cezai şart ödenmesini zorunlu kıldığını, müvekkilinin de sırf çekin karşılıksız işlemine tabi tutulmaması için 20.000,00 TL cezai şart bedelini davalıya ödemek zorunda kaldığını ve çeki de bu şekilde iade aldığını, davalının sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği ödediği parayı iade etmesi gerektiğini ileri sürerek 20.000,00 TL bedelin ödeme tarihi olan 05.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddia ettiği çek ile ilgili herhangi bir işlem yapılmadığını, davacının kendisine iade edildiğini, banka havale dekontundan da anlaşılacağı üzere ödenen paranın davacının bahsettiği alışverişe dair kaparo ya da peşinat ile ilgili olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının 05.03.2014 tarihinde … şubesindeki hesabından davalıya 20.000,00 TL miktarında para gönderildiği hususunun taraflar arasında ihtilafsız olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı tarafından davalıya gönderilen paranın hangi maksatla gönderildiği noktasında toplandığı, dekontta davacı tarafından yapılan açıklamada “…” şeklinde not bulunduğu, havalenin bir ödeme vasıtası ve mevcut bir borcun ödenmesi amacı ile yapıldığı yolunda karinenin mevcut olduğu, bu karinenin aksini yani havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını ileri süren havalecinin yazılı belge ile ispatlaması gerektiği, davacının bir takım belgeler sunarak bunların yazılı delil başlangıcı sayılması ve tanık dinletme talebinde bulunduğu ancak belgelerin 6100 sayılı HMK’nın m. 202’deki belgelerden olmadığı, davalının tanık dinletme talebine muvafakat etmediğinden taleplerinin yerinde görülmediği, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 05/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.