YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4063
KARAR NO : 2015/10478
KARAR TARİHİ : 14.10.2015
MAHKEMESİ : … TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12/02/2015 tarih ve 2014/1340-2015/63 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete nakliyat rizikolarına karşı sigortalı, muhtelif tekstil malzemeleri emtiasının davalı tarafça üstlenilen nakliye sırasında çalındığını, çalınma neticesinde sigortalıya 166.469 TL tazminat ödendiğini ileri sürerek, tazminatın 06/05/2011 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, olayda kısmi kayıp halinin söz konusu olduğu, buna göre zamanaşımının teslim tarihi olan 07.01.2011 tarihinde başlayacağı, bu tarihe 30 gün eklenmesinden sonra dava tarihine kadar 1 yıldan fazla süre geçtiği, Türk Borçlar Kanunu’nun 153 ve 154.maddeleri gereğince zamanaşımı kesen hallerin bulunmadığı, davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve somut olayda kısmi kayıp hali bulunmasına ve bu halde zamanaşımı süresinin teslim tarihinden itibaren başlayacak olmasına, sigortalı 27.01.2011 tarihinde hasar nedeniyle tazminat talep etmiş ise de, 04.02.2011 tarihli cevabi ihtarname ile talebin reddedilmiş olmasına ve işbu davanın açıldığı 28.05.2012 tarihi itibariyle 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olmasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 14/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.