YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7204
KARAR NO : 2015/604
KARAR TARİHİ : 19.01.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma (değişen suç vasfına göre güveni kötüye kullanma)
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, müştekiye ait istasyonunda pompa görevlisi olarak çalışırken, o günün hasılatı olan 842 TL’yi alarak ortadan kaybolduğu, bir daha da işyerine gelmediği, sanık alınan ifadesinde, işyerinde iki maaş alacağı olması nedeniyle, söz konusu parayı bu alacağına mahsuben aldığını belirttiği, böylece sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
Sanığın, suça konu parayı maaş alacağına mahsuben aldığını belirtmiş ise de, sanığın böyle bir alacağı olduğunu ispatlayamadığı, bu nedenle savunmasının yerinde olmadığı dikkate alınarak, yapılacak eksik incelemenin sonuca bir etkisinin bulunmayacağının anlaşılması karşısında tebliğnamadeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1-Sanıkla müşteki arasında bir hizmet ilişkisinin bulunduğu dikkate alınarak, hizmet ilişkisi kapsamında elde bulunan paranın müştekiye iade edilmemesi eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 155/2 maddesi kapsamında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşmek suretiyle güveni kötüye kullanma suçundan hüküm kurularak eksik ceza tayini,
2-Kabule göre de; belirlenen hapis cezası, adli para cezasına çevrilirken, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı TCK’nın 52/2 maddesinin de yazılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 19/01/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.