YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3786
KARAR NO : 2015/10843
KARAR TARİHİ : 21.10.2015
MAHKEMESİ : … ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27/11/2014 tarih ve 2014/228-2014/487 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili ve asıl davada davalı … tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl davada davalılardan …. adına 20/02/2004 tarih ve 15 sayılı kredi sözleşmesi ile kredi kullandırıldığını, diğer davalıların kefil olarak imza attıklarını, 17.759,94 kredi borcunun ödenmesi hususunda ihtarname gönderildiği, bu ihtara herhangi bir itiraz ve ödemenin olmadığını, … İcra Müdürlüğü’nün 2008/1134 sayılı dosyasından yapılan icra takibine ise davalılar tarafından itiraz edildiğini iddia ederek, 17.759,94 TL alacağın ihtar tarihi olan 01/07/2008 tarihinden itibaren sözleşmeye göre yıllık %32,50 oranında işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, birleşen davada ise davalının, müvekkilinin personeli iken bizzat işlemlerini yürüterek …adına kredi kullandırdığını, anapara borcu ile işlemiş faizinin geri ödemesi yapılmadığından 448/148 sayılı muacceliyet ihtarnamesinin … ile kefillerine gönderildiğini, daha sonra bu şirkete kullandırılan ve geri ödenmeyen kredi nedeniyle mahkemenin 2009/154 esas sayılı dosyasında alacak davası açıldığını, mahkemece banka personeli …’in teftiş raporlarındaki imzalı ifadesi de dikkate alınarak tüm işlemlerin banka personeli … tarafından yapıldığı göz önüne alındığında müvekkilinin davalılardan herhangi bir alacağının bulunmadığı, müvekkilinin kendi bünyesinde çalıştırdığı personelin işlemlerinden sorumlu olması gerektiği ve müvekkilinin çalıştırmış olduğu banka personeli …’den alacağını tahsil etmesi gerektiği kanaatine ulaşılarak davanın reddine karar verildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 17.759,94 TL alacağın kredilerin kullandırıldığı tarihlerden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 2/2 maddesi uyarınca işleyecek faizi, BSMV ve sair fer’ileri ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkil şirketin davacı banka şubesinden 2003 yılında ticari kredi hesabı açtırdığını, bu hesaptan kredi kullandığını, vadesi geldiğinde de borcun ödendiğini, 2007 yılı Mart ayından sonra da kredi kullanılmadığını, müvekkilinin dava konusu borçtan bankanın araması sonucu haberdar olduğunu, şirket yetkilisinin hesaplarını incelemesi sonucunda hesapların hareketli olduğunu gördüğünü, şirket adına çekilen 12.000 TL krediye ait 6.000 TL-6.000 TL olarak çekilen dekontlardaki imzanın birinin kendisine ait olduğunu, diğerinin ise kendisine ait olmadığını tespit ettiğini, müvekkilinin şikayeti üzerine bankanın soruşturma açtığını, banka personeli …’in müşterilerin haberi olmaksızın hesaplarından para çektiği, kredi kullandırdığı, tekrar yatırdığının tespit edildiğini, bunun üzerine işine son verildiğini, …’in de bu 12.000 TL’lik krediyi kendisinin çektiğini, borcun kendisine ait olduğu hususunda banka müfettişlerine beyanda bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda, asıl davada davanın kısmen kabulü ile 6.000,00 TL’nin (taleple bağlı kalınarak) 01/07/2008 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %32,5 yasal faizi ile birlikte, davalılar …, …, … ve …’tan müştereken ve müteselsilen tahsiline, birleşen davada ise 11.759,94 TL’nin (taleple bağlı kalınarak) 01/07/2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı …’den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili ve asıl davada davalı … temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davacı vekili ve asıl davada davalı …’in bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen davada davacı vekili ve asıl davada davalı …’in bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 493,32 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı …’ten alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıya iadesine, 21/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.