YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3272
KARAR NO : 2015/10597
KARAR TARİHİ : 15.10.2015
MAHKEMESİ : … ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/03/2014 gün ve 2014/11-2014/201 sayılı kararı temyiz istemi reddine Daire’nin 13/11/2014 gün ve 2014/10134-2014/17520 sayılı kararı aleyhinde davalı … vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş olmakla, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Dairemizin 13.11.2014 gün ve 2014/10134 E-2014/17520 K sayılı ilamına karşı karar düzeltme isteminde bulunan davalı … hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine hükmedildiği, mahkeme kararının davalı … vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce temyiz isteminin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği, bu suretle davalı …’ın aleyhine kurulmuş bir hüküm bulunmadığı nazara alınarak karar düzeltme isteminde bulunmakta da hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla; davalı … vekilinin karar düzeltme dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin karar düzeltme dilekçesinin REDDİNE, ödediği karar düzeltme harcın isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 15/10/2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Fesih ve tasfiyesine karar verilen davalı limited şirket iki ortaklı olup, ortakları olan davacı ile davalı … şirkette eşit paya sahiptir.
Fesih ve tasfiye davasında husumetin şirkete yöneltilmesi gerekir. Ancak, Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, iki ortaklı şirketlerde, şirketi diğer ortağın temsil ettiği ve bu ortağa husumet yöneltildiğinde, husumet yönünden bir usulsüzlük olmadığı kabul edilmektedir. (Dairemizin 02.07.2009 gün, 2008/4490 E. 2009/8157 K. sayılı ilamı)
Yine Dairemiz uygulamalarına göre, iki ortaklı şirketlerde davalı tarafta diğer ortağın gösterilmesi halinde, davanın şirkete açıldığının kabulü ve yargılama gideri ve vekalet ücretinden de şirketin sorumluluğuna karar verilmesi gerektiği, davalı ortağın kişisel olarak sorumlu tutulmasının hatalı olduğu kabul edilmektedir. (Dairemizin 06.03.2012 gün, 2010/4203 E, 2012/3275 K. sayılı ilamı.)
Somut olayda, davalı olarak hem feshi istenen şirket, hem de diğer ortak davalı olarak gösterilmiş, mahkemece de, Dairemiz içtihatlarına uygun olarak, davalı ortak yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiş, kararı davalı ortak vekili temyiz etmiştir.
Dava dilekçesinde, davalı şirket ile temyiz eden davalı ortağın adresi, … Mahallesi, … Caddesi No: … olarak gösterilmiş, her iki davalıya da, dava dilekçesi ve duruşma günü, aynı adreste, aynı kişiye (…’e) tebliğ edilmiştir. Yine, davalı şirkete gerekçeli karar da, aynı adreste, aynı kişiye tebliğ edilmiştir.
Davalı şirket adına, davalı ortağın vekilinden başka duruşmalara katılan olmamış, ayrıca şirket adına cevap dilekçesi de verilmemiştir.
Davalı ortak vekilinin temyiz itirazlarının içeriğinin de, şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin karara yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Bütün bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davalı ortak vekilinin temyiz itirazlarının şirket adına yapıldığı ve kararı temyiz etmekte hukuki yararının bulunduğu kabul edilip, temyiz incelemesi yapılması gerekirken, Dairemiz çoğunluğu tarafından, mümeyyiz davalının kararı temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle temyiz isteği reddedilmiştir.
Bu nedenle, mümeyyiz davalı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun davalı … vekilinin karar düzeltme isteminde bulunmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle, karar düzeltme dilekçesinin reddine ilişkin kararına katılmıyorum.15.10.2015