YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7291
KARAR NO : 2015/632
KARAR TARİHİ : 19.01.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, silahla tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin, onun iç huzurunu bozmaya,onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir.Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi, verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir.Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır.Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.
Katılan sanık …na ait şirkette çalışan ve araç hasarlarının onarımlarının yapılmasından sonra araç sahipleri müşterileriden para tahsil etmeye yetkisi bulunan katılan sanık …’nin, olay günü anılan şirkete getirilen iki aracın hasarlarının onarımlarının yapılmasına istinaden araç sahiplerinden 2.250 TL parayı tahsil etmesine rağmen şirketin kasasına intikal ettirmeyip uhdesinde bulundurması üzerine, katılan sanık …’nın kendisine ait silahla katılan sanık …’yi korkutarak parayı uhdesine geçirdiğinin kabulüne ilişkin tutanak düzenlettirmek suretiyle silahla tehdit ettiği, bu şekilde sanıkların üzerlerine atılı olan suçları işlediklerinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanıkların savunmalarına, tanıkların anlatımlarına ve tüm dosya kapsamına göre; katılan sanık …nın, üzerine atılı olan tehdit suçunu işlediğine ilişkin katılan sanık …’nin iddiasından başkaca, somut ve kesin bir delil elde edilememesi karşısında, kuşkudan sanık yararlanır ilkesi dikkate alınarak; mahkemenin, katılan sanık …nın beraatine dair kabulü ile katılan sanık …’nin bu şekilde gerçekleştirdiği eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğine yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı TCK’nın 155/2 maddesinde; hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun yaptırımının ”bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezası” olarak gösterilmesi karşısında; sanık hakkında temel hapis cezasının bir yıl olarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden kanuni düzenlemeye aykırı olacak şekilde 6 ay olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, Cumhuriyet savcısı ve katılan sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 19/01/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.