YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17314
KARAR NO : 2015/3335
KARAR TARİHİ : 11.03.2015
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/03/2014 tarih ve 2012/180-2014/55 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; ”…” ibaresinin, 1969 yılından beri faaliyette bulunan davacı şirket ticaret unvanında ve şirketler grubunda kullanıldığını ve marka olarak da tescil edildiğini, markalarının itibar ve güven uyulan bir isim olduğunu, davalının bu itibardan haksız yararlanma çabasıyla hareket ederek “…” ibaresini ticaret unvanında, markalarında ve internet adresi alan adında kullandığını ileri sürerek “…” ibaresinin davalının ticaret unvanından ve kayıtlı olması halinde marka sicilinden ve internet alan adından terkini ile her türlü kullanımına son verilmesini, hükmün ilanını, maddi ve manevi tazminat haklarının saklı tutulmasını, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Şirket vekili; davacının özellikle “konut inşaatı” alanında faaliyet gösteren bir şirket olup ticari sicil kayıtlarında ya da fiili olarak “medikal ürünler, tıbbi cihazlar ve aletler v.b.” ürünleriyle ilgili olarak “…” isminin hiç bir şekilde markasal bir kullanımının bulunmadığını, davacının TPE nezdinde, medikal ürünler alanında geçerli herhangi bir markasının bulunmadığını davacının ticaret unvanının esas unsurunun “… MESKEN” olmasına karşılık müvekkilinin ticaret unvanının esas unsurunun “… MEDİKAL” olduğunu, davalının fiili iştigal alanının farklı olduğunu, davacının sunduğu “hastane hizmeti” ile “medikal ürün ve tıbbi cihaz satışı”nın birbirinden farklı olduğu için böyle bir markanın varlığı halinde dahi iltibastan söz edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının ticaret unvanının ve alan adının terkini talepleri yönünden uzun süreli sessiz kalma nedeniyle hak kaybına uğradığı, davalı adına tescilli bir marka bulunmaması nedeniyle de hükümsüzlük talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle ticaret unvanı ve alan adının terkini talepleri ile hükümsüzlük talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, hükümsüzlük davasının başvuru aşamasında erken açılmış bir dava niteliğinde bulunması nedeniyle hükümsüzlük davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalıya ait internet alan adına yönelik açılan davada da haksız rekabet koşullarının kanıtlanamamış bulunmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenler davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 11.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.