Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/9861 E. 2015/22588 K. 25.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9861
KARAR NO : 2015/22588
KARAR TARİHİ : 25.03.2015

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Ticarî faaliyeti meslek olarak icra eden kişilerin,güvenilirliğini sağlamak amacıyla,bu suçun, tacir (kişisel olarak ticaretle uğraşan kimseler) veya şirket yöneticisi olan yada şirket adına hareket eden kişilerin ticarî faaliyetleri sırasında işlenmesi, TCK’nın 158/1-h bendinde nitelikli hâl kabul edilmiştir. Bu kavramlar Türk Ticaret Kanunun ilgili hükümlerine göre belirlenecektir. Türk Ticaret Kanunu’nun 14. maddesinde; Tacir, kişisel durumları ya da yaptığı işlerin niteliği nedeniyle yahut meslek ve görevleri dolayısıyla, kanundan veya bir yargı kararından doğan bir yasağa aykırı bir şekilde ya da başka bir kişinin veya resmî bir makamın iznine gerek olmasına rağmen izin veya onay almadan bir ticari işletmeyi işleten kişi de tacir sayılır denilmektedir. Ticaret şirketleri,aynı Kanun’un 124. maddesinde, Ticaret şirketleri; kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerden ibarettir. Bu Kanunda, kollektif ile komandit şirket şahıs; anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket sermaye şirketi sayılır” şeklinde tanımlanmıştır. Kooperatif yöneticilerinin,kooperatifin faaliyeti kapsamında, dolandırıcılık suçunu işlemeleri de nitelikli hâl, kabul edilmiştir. Üye sayısı dolmasına rağmen, üyeliğe kabulün devamından bahsederek üye kayıt edilmiş gibi kişinin parasının alınması bu suç tipine örnek gösterilebilir. Kooperatif yöneticilerinin kimler olduğu 1163 sayılı Kooperatifler kanunun 55 ve devamı maddelerinde tanımlanmıştır. Buna göre; Yönetim Kurulu, kanun ve ana sözleşme hükümleri içinde kooperatifin faaliyetini yöneten ve onu temsil eden icra organıdır. Yönetim Kurulu en az üç üyeden kurulur. Bunların ve yedeklerinin kooperatif ortağı olmaları şarttır. Yönetim Kurulu üyeliğine seçilen tüzel kişiler, temsilcilerinin isimlerini kooperatife bildirir. Bu suçun oluşabilmesi için,Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin dolandırıcılık suçunu ticari faaliyetleri sırasında işlemiş olmaları gerekir. Keza, kooperatif yöneticilerinin bu nitelikli halden cezalandırılabilmeleri için suçun kooperatifin faaliyeti kapsamında, işlenmesi gereklidir. Bu suçun faili tacir veya şirket yöneticisi yada şirket adına hareket eden kişi yada kooperatif yöneticisi olabilir.
Ankara ilinde bulunan … isimli işyerinin ortağı ve işletmecileri olan sanıkların, aile dostları olan katılanları bu işletmeye ortak olmaları için ikna ederek sözlü olarak yaptıkları ortaklık anlaşmasına istinaden katılanlar tarafından toplam 46.900 TL paranın sanık …’nın hesabına gönderilmesine rağmen sanıkların katılanları işletmeye ortak etmedikleri gibi parayı da iade etmemeleri üzerine, katılanların …. İcra Müdürlüğü’nün 2010/186 esas sayılı dosyasında sanık … hakkında icra takibi başlattıkları, ancak sanığın bu takibe karşı borcu olmadığından bahisle itirazda bulunduğu, bu şekilde her iki sanığın menfaat temin ederek iştirak halinde nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda,
1-Sanıklar müdafiinin temyiz isteğinin incelenmesinde;
Sanıklar müdafiinin, 31/03/2011 havale tarihli dilekçesiyle vaki temyiz isteminden 06/04/2011 havale tarihli dilekçesiyle vazgeçtiği anlaşıldığından; CMK’nın 266. maddesi uyarınca temyiz isteğinin incelenmesine yer olmadığına,
2-Katılan … vekilinin temyiz isteğinin incelenmesinde;
Sanık, tanık ve katılan beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, sanıkların katılan tarafından kendilerine gönderilen parayı inkar etmiyor olmaları nedeniyle aralarında bu konuda herhangi bir ihtilafın bulunmaması, hakkında icra takibi yapılmaması amacıyla borca yapılan itirazın tek başına dolandırıcılık suçunu oluşturmayacak olması, katılanlar tarafından sanıklara verilen paranın … Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne ya da … .. isimli.. Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi ticari ünvanlı şirkete ortaklık için verilip verilmediğine ilişkin anlaşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu anlaşılmakla, mahkemenin bu gerekçelere dayanan beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiş olup, sonuca etkili görülmeyen tebliğnamedeki eksik araştırma yönünde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan … vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 25/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.