Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/7997 E. 2015/20767 K. 17.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7997
KARAR NO : 2015/20767
KARAR TARİHİ : 17.02.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Olay tarihinde katılanın kendisine ait … plakalı aracı satılığa çıkarttığı, sanık …’ın aracı 6000 TL karşılığı alma konusunda katılanla anlaştığı, alım sırasında …’ın sanık …’ın da yanında geitirip katılana oğlu olarak tanıttığı, sanıkların aracın bedelinin noterde satış yapıldıktan sonra peşinen ödeneceğini, katılanın merak etmmesi gerektiğini, paranın havale yolu ile geleceğini, para konusunda problem yaşamayacağını söyledikleri, buna inanan katılanın sanıklarla … Noterliği’ ne gittiği ve sanıklardan …’a aracın satışı hususunda vekalet verdiği, noterden çıkışta sanık …’ın katılanla birlikte postahaneye gidip …’ın parayı tamamlayıp havale yapması için beklemeye başladıkları, bu sırada sanık …’ın elindeki vekalete dayanarak aynı gün aracı sanık …’ın kızı …’a …Noterliğinde sattığı, satışın ardından …’ın aracın plakasını … olarak değiştirdiği, sanıkların parayı satıştan sonra vereceklerini söylemelerine rağmen katılana vermedikleri gibi parayı vermemek için türlü bahaneler üretip katılanı atlattıkları ve bu suretle dolandırdıkları oluş ve dosya kapsamından anlaşılmakla, mahkemenin kabülünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanıkların yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanıklara fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı kanunun 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; Fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla ”120 gün”, “100 gün”, “2000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla ” 5 gün ”, “4 gün”, ”80 TL ” adli para cezası ibaresinin eklenmesi, suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17/02/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.