Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/3697 E. 2015/11734 K. 09.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3697
KARAR NO : 2015/11734
KARAR TARİHİ : 09.11.2015

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.06.2014 tarih ve 2013/186-2014/266 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı Banka’dan 01/10/2010 tarihinde 34.750,00 TL kredi aldığını, iki yıl boyunca düzenli olarak emekli maaşından kesinti yapıldığını, ancak ekonomik kriz nedeniyle 22/10/2012 tarihinden itibaren olan taksitlerini ödeyemediğini, davalı tarafça hesabın kat edildiğine dair ihtarname gönderildiğini, hesap kat ihtarında belirtilen meblağı kabul etmediğini, yaptığı 20.000,00 TL’lik ödemeye rağmen kendisinden 25.000,00 TL daha talep edildiğini, emekli maaşının üzerine bloke koyulduğunu, … İcra Müdürlüğü’nün 2013/93 sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibi nedeniyle maaşının tümünün kesilmesi nedeniyle geçimini temin edemediğini, İİK 83. maddesi uyarınca maaşının haczedilemeyeceğini, ileri sürerek, maaşı üzerine konan blokenin kaldırılması ile yapılan 25.000,00 TL kesintinin yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu tahsilatların, davacının kredi borcuna mahsubuna ilişkin taraflar arasındaki sözleşmenin 13. madde gereğince davacının takas mahsup talimatı gereği muvafakati ve bilgisi dahilinde yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı Banka’dan 34.750,00 TL kredi kullandığı, bu krediye karşılık yurtdışı emekli maaşını 23/08/2010 tarihli sözleşme ve eki rehin talimatı ile rehnettiği, kredinin taksitlerinin maaş hesabından karşılanmasına muvafakat verdiği, haczedilmezlikle ilgili 506 Sayılı Yasa’nın 93. maddesindeki hükmün ilgilinin tek gelirinin emekli maaşı olması halinde geçerli olduğu, somut olayda ise, alacaklı davalının 3. kişi olmayıp hesap üzerinde rehin hakkı tanınan alacaklı sıfatına sahip olduğundan İİK’nın haczedilmezliğe ilişkin 83. maddesinin olayda uygulanma imkanının bulunmadığı, bu nedenle hacze ilişkin kurallar değil, taraflar arasındaki sözleşmeye ilişkin kuralların uygulanmasının gerektiği, davacının yaptığı sözleşme ile bu gelecek para üzerine rehin konulmasını, takas mahsup yapılmasını kabul ettiği, davacının aksi yöndeki taleplerinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, emekli maaşına konulan blokenin kaldırılması ve yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacının …’ndan aldığı emekli maaşı ödemesinin davalı Banka kanalıyla yapıldığı tartışmasız olup, 5510 sayılı Yasa’nın 93. maddesi uyarınca gelir aylık ve ödeneklerin, 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemeyeceği, bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine yönelik taleplerin, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedileceği öngörülmüş, yine İİK’nın 83/a maddesi uyarınca haczi caiz olmayan mallar ve haklar ve kısmen haczi caiz olan şeyler bakımından aynı yasanın 82. ve 83. maddelerinde yazılı mal ve hakların haczedilebileceğine dair önceden yapılan anlaşmaların muteber olmadığı belirtilmiştir. Somut olayda da davacı, davalı Banka ile imzaladığı kredi sözleşmesi sırasında takas, mahsupa ilişkin muvafakat vermiş olup, bu muvafakat İİK’nın 83/a maddesi gereğince geçersizdir.
Bu itibarla, davalı Banka’nın davacının emekli maaşından yaptığı kesintiler haksız olduğu halde, mahkemece aksi yöndeki yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.