Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/22581 E. 2015/594 K. 19.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/22581
KARAR NO : 2015/594
KARAR TARİHİ : 19.01.2015

Dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanık …’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-d, 204/1, 52, 53 (iki kez), 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 350/1-3, 333/1 ve 80. maddeleri uyarınca neticeten 3 yıl (iki kez), 2 yıl, 1 yıl 9 ay hapis ile 16.000 ve 440 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair… Ağır Ceza Mahkemesinin 12/10/2010 tarihli ve 2008/193 esas, 2010/233 sayılı karar aleyhine Yüksek … Bakanlığınca verilen 03/11/2014 tarih ve 2014/19118/65134 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24/11/2014 tarih ve 2014/374635 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre; sanığın .. İlçesi Kurtuluş Mah. Muhtarlığından kendi fotoğrafı olan ve katılan … kimlik bilgilerini içeren sahte nüfus cüzdan talep belgesini temin ettikten sonra bu belge ile .. Nüfus Müdürlüğünden sahte nüfus cüzdanı aldığı, nüfus cüzdanı ile birlikte gittiği… 1. Noterliğinde kendisini … olarak tanıtıp plakası ve ruhsatını sahte olarak oluşturduğu.. plakalı çalıntı aracı mağdur ….’ya satması şeklinde gerçekleştirdiği iddia ve kabul olunan somut olayda; sanığın eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Kanun’un 342/2, 80 ve 333/1-2. maddelerine uyan zincirleme biçiminde işlenen kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik ve mühürde sahtecilik; suç tarihinden sonra 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun’a göre ise, sahte olarak düzenlenen plakanın da 5237 sayılı Kanun’un 204/1. maddesi anlamında resmi belge olması nedeniyle 204/1-3 ve 43. maddelerine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden her bir eylem nedeniyle ayrı ayrı hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
6545 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle, 04/02/1983 tarih ve 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 14. maddesinde yapılan değişikliğin, 28/06/2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği dikkate alınarak ve söz konusu Kanun değişikliğine göre, “Ceza dairelerinde, daireler arasındaki iş bölümünün belirlenmesinde; mahkeme kararındaki nitelendirme, mahkumiyet dışındaki kararlarda ise iddianamede veya iddianame yerine geçen belgedeki nitelendirme esas alınır, çeşitli suçlara ait davalarda, suçların en ağırını incelemeye yetkili olan daire görevlidir” hükmüne yer verildiği,
Çeşitli suçlara ilişkin açılan davalardan en ağırı saptanırken, hapis cezasının üst sınırı daha fazla olan suça ilişkin dava daha ağır kabul edilmeli, üst sınırların eşit olması halinde bu kez alt sınırı daha fazla hapsi gerektiren suça ilişkin davanın daha ağır olduğu sonucuna varılmalıdır. Hapis cezası ile birlikte öngörülen adli para cezaları ise, her iki suça ilişkin hapis cezalarının alt ve üst sınırlarının eşit olması halinde dikkate alınmalıdır, hükmünü amirdir.
İncelenen dosya ve iddianame içeriğine göre, mahkumiyete ve incelemeye konu nitelikli dolandırıcılık suçunun cezası, 765 sayılı TCK’nın 504/3 maddesinde göre bir yıldan beş yıla, resmi belgede sahtecilik suçunun cezası , 765 sayılı TCK’nın 342/2 maddesi gereğince dört yıldan on yıla kadar hapis cezasından ibaret olduğu gözetildiğinde;
Mahkumiyet kararındaki nitelendirme ve Yargıtay Kanunu’nun Değişik 14. maddesi gereğince temyiz incelemesi Yüksek (11.) Ceza Dairesi’nin görevi dahilinde olduğundan Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine, 19/01/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.