YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9979
KARAR NO : 2015/22632
KARAR TARİHİ : 30.03.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar görmüş bulunan yakınanın, 5271 sayılı CMK’nın 260. maddesinin 1.fıkrası uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Müştekinin, sahibi olduğu… plakalı kamyoneti sanığa 13.000 TL’ye satma hususunda sanıkla anlaştığı, sanığın, aracı baktırmak ve test etmek için götürmesine rağmen geri getirmeyerek dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, aynı zamanda galerici olan sanığın savunmasında, aracı senet karşılığı satın aldığını, senedin vadesi gelmesine rağmen ekonomik kriz nedeniyle müştekiye ödeme yapamadığını, bu arada aracı haricen başkasına sattığını, buna karşılık müştekiye… marka başka bir araç verdiğini, bu hususta sözleşme yaptıklarını, olaya ilişkin tanıklarının olduğunu belirttiği, tanıkların da sanığı doğruladıkları ve dosya içinde sanıkla katılan arasında yapılan ve araç satımına ilişkin olan bir sözleşme olduğu, buna göre sanığın dolandırıcılık kastıyla hareket ettiğine, aracı denemek için alıp getirmediğine dair mahkumiyete yeter kesin ve inandırıcı deliller bulunmadığı, sanıkla müşteki arasında değişik tarihlerdeki araç alım ve satım ilişkisi nedeniyle hukuki bir ihtilaf bulunduğu dikkate alınarak suçun yasal unsurlarının oluşmadığının anlaşılması karşısında bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, müştekinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 30/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.