YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1815
KARAR NO : 2015/7293
KARAR TARİHİ : 29.05.2015
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .Fİkri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/11/2014 tarih ve 2013/337-2014/217 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin sektörel tanınmışlığa sahip ”…” ibareli markanın sahibi olduğunu, davalının müvekkilinin markası ile aynı ve ayırt edilemeyecek derecede benzer olan ve iltibas yaratan ”…” ibareli markayı 29, 30 ve 43 sınıflarda kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini, davalıya ait markanın müşteri kitlesi tarafından müvekkilinin temsilcisi olarak algılandığını, bunun müvekkilinin itibarını zedelediğini, ürün ve hizmet kalitesi bakımından davalının müvekkilinin marka hakkını ihlal ettiğini ileri sürerek, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, marka hakkına tecavüzün menine, şimdilik 1.000 TL maddi tazminat, 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin markası ile davacının markası arasında iltibasa sebep olacak bir benzerliğin bulunmadığını, her iki markada yer alan ”…” kelimesinin ayırt edici niteliğinin son derece düşük olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, markaların benzediği, markaların ortak sınıf emtia grubu olan yiyecek içecek hizmetleri sağlanması, geçici konaklama hizmetleri, gündüz bakımı (kreş hizmetleri, huzur evi hizmetleri) yönünden karıştırılma ihtimali bulunduğu, bu hizmetler yönünden hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davalı tarafa ait markanın restoran ve lokantacılık hizmetlerinde tescilli olmadığı, davalı tarafın “…” ve “……” adı altında markayı kullanmasının tescilsiz şekilde kullanılan ibare benzer olup, davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı markasının yiyecek içecek hizmetleri sağlanması, geçici konaklama hizmetleri, gündüz bakımı (kreş hizmetleri, huzur evi hizmetleri) dahil bu kısım yönünden hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine,markaya tecavüzün tespiti ve menine, 1.000 TL maddi, 7.500 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının ”.. ..” ibaresinden oluşan markasının tescil olunduğundan farklı ”… …” şeklinde yiyecek hizmetleri sınıfındaki kullanımının davacının ”…” ibareli markasına tecavüzlü kullanım niteliğinde bulunmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, hükümsüzlüğü istenen davalı markası ”…”, davacı adına daha önceki tarihlerde tescilli olan marka ise ”…’ ibaresinden oluşmaktadır. Her iki ibarenin de görsel, okunuş ve kavramsal anlamda ortalama tüketici nezdinde 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi anlamında benzer olmadıkları halde mahkemece yazılı gerekçeyle hükümsüzlüğe karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu bakımdan davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.