Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/5572 E. 2015/3419 K. 12.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5572
KARAR NO : 2015/3419
KARAR TARİHİ : 12.03.2015

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/05/2013 tarih ve 2010/519-2013/446 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10/03/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin de %30 payla ortağı olduğu dava dışı Bosgüp Bursa Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri Ltd. Şti’nin yetkili müdürü olarak görev yaptığı dönemde davalının davacı tarafından şirket borçlarının ödenmesi için gönderilen dava konusu paraları şirket hesaplarına yatırmadığını, oysa dava konusu paraların şirketin o sıradaki borçlarını kapatmak için şirket adına borç ve davacı ortak adına alacak olmak üzere davalı şirket müdürünün şahsi banka hesabına gönderildiğini ileri sürerek, 211.100,00 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dava dışı şirketin bütün aktif pasifiyle gerçek piyasa değerinin ve buna bağlı olarak davacıya yapılan hisse devrinin gerçek değerinin tespit edilemediği, 7.500,00 TL kaydi sermayesine göre şirketin iş yeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı yetiştirecek ortak sağlık ve güvenlik birimleri oluşturularak hizmet vermesinin mümkün olmadığı, davacının hisse devir tarihinde 45 adet pay karşılığı 2.250,00 TL kaydi sermaye dışında para ödemediği, dava konusu miktarın dava dışı şirkete borç olarak verildiği iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının ortağı olduğu dava dışı şirketin borçlarının ödenmesi için şirket müdürü davalıya davacı tarafından gönderilen paranın şirket hesabına yatırılmadığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, davacı tarafından davaya dayanak yapılan dekontların tümünde “Bosgüp Bursa Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri Ltd. Şti. adına yatırılan” ibaresinin bulunması ve davacı vekilince dahi dava konusu paraları şirketin o sıradaki borçlarını kapatmak için şirket adına borç ve davacı ortak adına alacak olmak üzere davalı şirket müdürünün şahsi banka hesabına gönderildiğinin iddia edilmiş olması karşısında, artık dava konusu meblağın şirketin parası olduğu ve ancak şirketin dava konusu edebileceği ilke olarak kabul edilerek davanın reddi gerekirken, mahkemece esasa ilişkin yazılı gerekçelerle reddi yerinde değil ise de, sonucu itibariyle doğru olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün açıklanan değişik gerekçelerle ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,40 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 12/03/2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Davacı şahıs, ortağı olduğu şirkete borç olarak gönderdiği paranın şirket kayıtlarına girmediği ve davalı tarafından temellük edildiği gerekçesiyle ödediği bedelin iadesini talep etmektedir. Davalı ise, gönderilen bedelin, davacının devir aldığı şirket hissesinin devir bedeli olduğunu savunmuştur. Oysa davacının hisseleri davalıdan değil, 3. kişi … devir aldığı anlaşılmaktadır. Davacının gönderdiği meblağın şirket kayıtlarına girmediği de sabittir. Bu durumda davalı …, her hangi bir hukuki ilişkiye dayalı olmaksızın davacı tarafından gönderilen meblağı temellük etmek suretiyle bu miktar kadar sebepsiz olarak zenginleşmiştir. Mahkemeler HMK 141, 143 ve 185. maddeleri uyarınca ileri sürülen iddia ve savunma ile tespit edilen maddi vakıalarla bağlı olup, HMK 33. maddesi uyarınca uygulanacak kanun maddesinin seçimi ve yorumu mahkemeye aittir. Somut olayda davacının gönderdiği 211.100 TL’nin 6098 sayılı TBK’nın 77-82 ve 818 sayılı BK 61-66 maddelerinde de yer alan sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davacıya iade edilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan Dairemiz sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.