Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/7115 E. 2015/666 K. 19.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7115
KARAR NO : 2015/666
KARAR TARİHİ : 19.01.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Olay tarihi öncesinde şikayetçi ….’ı arayan ve kendisini asker arkadaşının dayısı olarak tanıtan Barış isimli şahsın, şikayetçiye gömü altın bulduklarını ve satmak istediklerini söyleyerek …’ya çağırdığı, şikayetçiler …’ya gitmesi üzerine kendilerini karşılayan .. ve ismini .. olarak söyleyen sanığın ellerindeki altınların numunesi olduğunu belirterek, 1 adet gerçek altın para verdikleri, şikayetçilerin aldıkları numuneyi soruşturup, gerçek olduğunu öğrenmeleri ve teklifin cazip gelmesi üzerine altınları almaya karar vererek sanık ve …la yeniden buluştukları, burada şahısların, şikayetçilere altın olduğunu söyleyerek poşet içerisinde sahte bijuteri malzemelerini verip, karşılığında 30.000,00 TL para aldıkları, durumun anlaşılması üzerine şikayetçilerin sanığı kesin ve net olarak teşhis ettikleri, kendisini Barış olarak tanıtan kişinin ise açık kimlik bilgilerinin tespit edilemediği anlaşıldığından, sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Hapis cezasının kanuni bir sonucu olan 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmaması infaz aşamasında gözetileceğinden ve sanığın şikâyetçi ….’ı kandırdıktan sonra diğer şikâyetçilere de gömü bulduğunu belirterek numune olarak gerçek altın vermesi üzerine şikâyetçilerin sanığa inanmaları nedeniyle ona 10.000,00’er TL para vermeleri şeklinde gerçekleşen olayda, her bir şikâyetçiden aynı yer ve zamanda tek bir fiil sonucunda çıkar sağlayan sanık hakkında TCK’nın 43/2. maddesi yollamasıyla 43/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 19.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.