YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18264
KARAR NO : 2015/3488
KARAR TARİHİ : 13.03.2015
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/02/2014 tarih ve 2012/88-2014/38 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “alkolmetre üfleme çubuğu” adlı tasarımın sahibi olduğunu, 2010 yılında … Genel Müdürlüğü’nün açtığı ihaleyi kazanan davalı şirketin, alkol test cihazında kullanılan alkolmetre üfleme çubuğu siparişi vermek istediğini belirterek bu ürüne ilişkin görsellerin kendisine gönderilmesini istediğini, müvekkilinin de dört adet resmi e-mail yoluyla davalıya gönderdiğini, davalının bu tasarımı beğendigini ifade ederek ürün siparişi verdiğini, söz konusu ürünlerin davalıya teslim edildiğini, aynı ürüne ilişkin 2011 yılında açılan ihaleyi ise müvekkilinin kazandığını, anılan ürünleri üreterek ilgili kuruma teslim ettiğini, daha sonra davalı şirketin, davaya konu tasarımların kendi adına tescilli olduğunu belirterek bir endüstriyel tasarım lisans sözleşmesini müvekkiline gönderdiğini, oysa tescilli tasarıma konu edilen ürünün müvekkilince davalıya e-mail yoluyla gönderilen ürün olduğunu ileri sürerek, davalı adına tescil edilen tasarımın hükümsüzlüğüne, müvekkilinin hak sahibi olduğunun tespiti ile adına devir ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında ticari ilişki bulunduğunu, … Genel Müdürlüğü’nün açtığı ihaleyi kazanması üzerine anılan kurum tarafından verilen numuneyi davacıya verdiğini ve ürünün üretilmesi konusunda anlaşma sağlandığını, avans olarak para verildiğini, üretim aşamasında söz konusu numune ürünün başka biri adına tescilli tasarım olduğunun öğrenildiğini, bunun üzerine müvekkilinin ürün görüntüsü üzerinde yeni ve tamamen farklı bir tasarım yaparak e-mail yoluyla davacıya gönderdiğini, davacının yeni haliyle ürünü üreterek müvekkiline teslim ettiğini, müvekkilinin yararttığı ürünü tasarım tescili ile koruma altına aldırdığını, ürün üzerindeki hakların müvekkiline ait bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiş, karşı davada ise aynı nedenlerle müvekkili adına tescilli tasarıma tecavüzün önlenmesine, durdurulmasına ve 4.977,14 TL’nin avans faizi ile birlikte karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının … Genel Müdürlüğü’nün açtığı ihaleyi kazanması üzerine anılan kurum tarafından kendisine verilen
numune ürünün üretilmesi konusunda davacı ile anlaştığı, üretim aşamasında davalıya verilen ürünün başkası adına tescilli bir tasarım olduğunun öğrenildiği, daha sonra davacının bu ürün üzerinde küçük değişikler yaparak incelemesi için bilgisayar ortamında davalıya gönderdiği, e-postayı alan davalının, gönderilen resimlerin tescilli numuneye çok benzediğini düşünerek yeni ve tamamen farklı bir tasarım yapıp resimlerine davacıya ilettiği, davacının da bu haliyle ürünü üreterek davalıya teslim ettiği, bu ürünün biçiminin davalı adına tasarım olarak tescil ettirildiği, 2011 yılında … Genel Müdürlüğü’nün açmış olduğu ihaleyi kazanan davacının, davalı tarafça üretilen ürünün aynısını idareye teslim ettiği, bu haliyle tasarım hakkının davalıya ait olduğu, taraflar arasındaki elektronik yazışmalar olmasa dahi 554 sayılı KHK’nun 16.maddesi uyarınca da davalının tasarım üzerinde hak sahibi olacağı, asıl dava yerinde olmadığı gibi davacı karşı davalının eylemlerinin, tasarım sahibinin haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne, davacı-karşı davalının, davalı-karşı davacıya ait tasarım tescilinden doğan haklarına yönelik tecavüz fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına, 2.163,42TL maddi tazminatın faizi ile birlikte davacı karşı davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 99,95 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 20,35 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, 13/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.