Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/967 E. 2015/22748 K. 31.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/967
KARAR NO : 2015/22748
KARAR TARİHİ : 31.03.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık …’nun yokluğunda verilen karar başka suçtan hükümlü olarak bulunduğu … .. Tipi Kapalı Cezaevi İnfaz Kurumunda 31/12/2012 tarihinde tebliğ edildiğine ilişkin tebliğ belgesi nedeniyle sanığın 08/01/2013 tarihinde yaptığı temyiz isteminin süresinde yapılmadığından reddine ilişkin 14/01/2013 tarihli ek karar verilmiş ise de, Cezaevi İdaresince tutulan tutanak ile sanığa gerekçeli kararın 02/01/2013 tarihinde tebliğ edildiği bildirildiğinden sanığın 08/01/2013 tarihli temyiz isteminin süresinde yapıldığı anlaşılmakla, 14/01/2013 tarihli temyizin reddine dair ek kararının kaldırılmasına karar verilerek yapılan temyiz incelemesinde,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıklar .. ve …, suç tarihi öncesinde tanıdıkları diğer sanık … vasıtasıyla, şikayetçinin internet sitesine satış ilanı verdiği .. .. plaka sayılı aracına müşteri olup, telefonla görüşmeler yaparak, aracın alım-satımı için … Organize Sanayi istasyonunda buluştukları, katılan ve sanık … aracın 12.500 TL’ye satışı konusunda anlaşmaları üzerine,… ve … ile katılanın aracın devir işlemini yaptırmak için 27.05.2011 günü, …Noterliğine gittikleri, burada … kimliğinin yanında olmadığını, aracın devrini Bahar üzerine yaptırmasını katılana söylediği, katılan aracın satış bedelini istediğinde, … bankadan para çekerek, araç bedelini ödeyeceğini söylemesi üzerine, sanık …’ın senet tanzim etmelerini söylemesi ile katılan ve sanık …’ın senedi tanzim edip sanık …’ın araç ile ayrılıp gittiği,
…’ın, katılanın yanına dönmemesi üzerine, katılanın telefon ile aradığında, bankaların kapandığını, akrabalarından para temin edip getireceğini söylediği, katılanın yanında beklemekte olan sanık …, bir süre bekledikten sonra kendisinin işi olduğunu belirterek, ayrılıp gittiği, katılanın daha sonra sanıklara ulaşamadığı, bu suretle sanıkların dolandırıcılık suçunu işledikleri anlaşılmakla mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir
Sanıkların eylemine uyan TCK’nın 157/1. maddesi gereğince hürriyeti bağlayıcı ceza ile birlikte adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … ve müdafi, sanıklar … ve …’nun yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 31.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.