Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/7293 E. 2015/642 K. 19.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7293
KARAR NO : 2015/642
KARAR TARİHİ : 19.01.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Kontör dolandırıcılığına maruz kalan katılanın, olay tarihinden hemen sonra … Bölge Müdürlüğüne dilekçeyle başvurarak, kendisini dolandıran meçhul şüphelilere gönderdiği kontörlere bloke konulmasını talep etmesine rağmen… .. Operasyon şefi olarak görev yapa sanığın, mahkeme veya savcılık kararı olmadan bloke konulamayacağı gerekçesiyle katılana ait hat üzerinde herhangi bir işlem yapmamak suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
5237 sayılı TCK’nın 155/2. madde ve fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi gerekmekte olup, ve ayrıca failin suç konusu mal üzerinde, kendisinin veya bir başkasının yararına olarak zilyetliğin devri amacının dışında tasarrufta bulunması veya bu devir olgusunu inkar etmesinin gerekeceği, oysa ki somut olayda; sanığın katılana ait maddi varlığı veya herhangi bir parayı teslim
amacı dışında herhangi şekilde kullandığına veya uhdesinde bulundurduğuna dair savunmalarının aksini gösterecek somut, kesin ve inandırıcı delillerin elde edilemediği gibi hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı, sanığın, somut olayda ihmallerinin varlığının tespit edilmesi halinde bile hukuki sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin gerekeceği, kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağı ve hiç kimse, işlendiği zaman ulusal veya uluslararası hukuka göre suç oluşturmayan bir eylem veya ihmalden dolayı suçlu bulunamayacağı ilkeleri de dikkate alındığında sanığın beraatine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 19.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.