Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/35448 E. 2015/9885 K. 28.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/35448
KARAR NO : 2015/9885
KARAR TARİHİ : 28.05.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar … ve …’nın … mahkumiyetlerine ilişkin 10.02.2011 tarihinde yokluklarında verilen ve sanık …’e 28.03.2011, sanık …’ya … ise 15.06.2011 tarihinde Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğ edilen hükmü sanık …’in 18.07.2011 tarihinde, sanık …’nin temyiz aşamasındaki müdafii tarafından da 18.08.2011 tarihinde yasal süreden sonra temyiz ettikleri, 18.07.2011 tarihli ek kararla sanık …’in yasal süreden sonraki temyiz isteminin reddine karar verildiği, bu kararın sanık … ve temyiz aşamasındaki müdafii tarafından 21.07.2011 ve 26.07.2011 tarihlerinde temyiz edilerek yokluklarında verilen mahkumiyet kararının kendilerine tebliğ edilmediğini Tebligat Kanununun 35. maddesine göre yapılan tebliğin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kendilerine tebliğini ve temyiz hakkının kullanılmasına fırsat verilmesini talep ettikleri, bu kez mahkemece 28.07.2011 günlü ek kararla sanıklar … ve … hakkındaki mahkumiyet hükmünün, sanıkların yokluğunda verildiği, hüküm fıkrasında yasa yoluna müracaat şekillerine yer verilmemesi suretiyle yasaya aykırılık yapıldığı, bu nedenle sanıklara yapılan karar tebliğinin yöntemine uygun olmadığı, bu durumda kararın kesinleşmediği, kararın yasa yolu konusunda açıklamalı ve yöntemine uygun olarak yeniden tebliği gerektiği belirtilerek, sanık …’in temyiz isteminin reddine ilişkin 18.07.2011 günlü ek kararın kaldırılmasına, kesinleşme şerhlerininde kaldırılarak, infazın durdurulmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında;
Sanıklar … ve …’nın … yokluklarında verilen mahkumiyetlerine ilişkin hüküm, sanıklara Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğ edildiği, ancak sanıkların tebliğ belgelerinde gösterilen adreslerine daha önce usulüne uygun harhangi bir tebliğ yapılmadığı, hatta sanık … adına çıkarılan tebliğ belgesinde adresin yetersiz olduğu, kapı numarasının dahi bulunmadığı, sanıklara Tebligat Kanununun 35. maddesine göre yapılan tebliğlerin usulsüz olduğu, sanık … ve müdafiinin temyiz dilekçelerinin eski hale getirme istemlerinide içerdiği ve bu konuda karar verme görevinin CMK’nın 42. maddesi uyarınca Yargıtaya ait olduğundan, sanık … ve müdafiinin eski hale getirme istemleri yerinde görülmüş olup temyiz istemlerininde yasal süresinde olduğu, ayrıca usulsüz tebliğ nedeniyle sanık … … müdafiinin temyiz istemlerininde yasal süre içerisinde bulunduğu kabul edilerek ve sanık …’in temyiz isteminin reddine ilişkin 18.07.2011 günlü ek kararın kaldırılarak, 28.07.2011 günlü ek kararın ise hukuksal dayanaktan yoksun ve yok hükmünde olduğu anlaşılmakla yapılan temyiz incelemesinde;
I- 28.07.2011 günlü ek karar hukuksal dayanaktan yoksun ve yok hükmünde bulunduğundan Cumhuriyet Savcısının bu ek karara yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,
II- Sanıklar …, … ve müdafii ile sanık …… müdafiinin hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine;
Sanıkların pazar yerinde mağdurlardan 10’ar liralık gıda maddesi alarak karşılığında her defasında 100 TL verip para üstü aldıkları, kısa bir süreden sonra alışverişten vazgeçtiklerini söyleyerek aldıklarını geri verip 100 liralarını aldıkları mağdurlardan aldıkları para üstü olan 90 lirayıda mağdurlara ayrı ayrı geri verirken paranın içerisinden her seferinde 50 TL çekerek mağdurlara eksik para iadesi yapmaktan ibaret eylemlerinin TCK 141/1 maddesinde öngörülen suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafii ile sanık … … müdafiinin ve sanık …’ın temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle kısmen istem gibi BOZULMASINA, 28.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.