YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/2327
KARAR NO : 2015/9760
KARAR TARİHİ : 28.05.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1- 05/07/2012 tarihinde …’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 83. maddesi ile eklenen 5237 sayılı TCK.’nın 163/3. fıkrasındaki “Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun veya doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi halinde kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.” şeklindeki düzenleme ile TCK.’nın 7/2 maddesi hükmü dikkate alındığında, ilgili hükümlerin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hükmün tespit ve uygulanması gerekeceğin gözetilmemesi,
2- 02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkındaki” Kanun’un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi olduğu ve bilirkişinin 03.06.2010 tarihli tutanakta belirtilen endeks ile kurulu güç ve sayacın söküldüğü tarihhten hareketle, kaçak tüketim olup olmadığının tespiti ile, sanığa “konusunda uzman elektrik bilirkişisi tarafından yeniden hesaplanan normal tarifeye göre vergiler dahil cezasız kaçak kullanım bedelini ödeyerek şikayetçi kurumun zararını gidermesi halinde 6352 sayılı Yasanın Geçici 2/2 maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” dair bildirimde bulunularak sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden ve miktar bakımından eksik bildirimde bulunularak yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre;
3- 5237 Sayılı TCK’nın 51/3. maddesi gereğince belirlenen denetim süresinin 1 yıldan az olamayacağı gözetilmeyerek 10 ay denetimli serbestlik süresine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 28.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.