Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/23159 E. 2016/2615 K. 18.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/23159
KARAR NO : 2016/2615
KARAR TARİHİ : 18.02.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil, Tazminat

… ile … ve … aralarındaki tapu iptali ve tescil, tazminat davasının reddine dair … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen … gün ve … sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR
Davacı vekili, vekil edeninin dava konusu … parsel sayılı taşınmazı … tarihli senet ile davalı …’den satın aldığını açıklayarak, taşınmazın tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde sözleşme tarihinde ödenen 20.000TL ve sözleşmede kararlaştırılan 5000TL’nin faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. 6100 sayılı HMK’nun 125. maddesi uyarınca yeni malik … davaya dahil edilmiş, dahili davalıya karşı da tapu iptali ve tescil istemi devam ettirilmiştir.
Davalı …, tapulu taşınmazın haricen satımının geçersiz olduğu ve zamanaşımı süresinin dolduğunu, dahili davalı … muvazaalı satış olmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, TMK’nun 706. maddesi, BK’nun 213., 6098 sayılı TBK’nun 237. maddesi ve Tapu Kanunu’nun 26.maddesi gereğince resmi şekilde yapılmayan taşınmaz satımına ilişkin sözleşmelerin geçersiz olduğu gerekçeleriyle tapu iptali ve tescil isteminin reddine, davacının 20.000,00TL’nin iadesi talebinin ise sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talebinde olduğu, taşınmazın halen davacının zilyetliğinde bulunduğu, sebepsiz zenginleşmenin şartları oluşmadığı gerekçeleriyle alacak talebinin de reddine karar verilmesi üzerine, hüküm; davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre; davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan tüm sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı vekilinin geçersiz satışa konu olan bedelin tahsiline yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekilinin, davaya dayanak olarak sunduğu 23.02.1974 tarihli “Satış senedi” başlıklı senette, kadastronun … parsel numarasında işlem gören gayrimenkulün davacı …’a, davalı … tarafından 20.000.00TL’ye satıldığı, paranın nakten alındığı ve zilyetliğin teslim edildiği, tapuda temlike yanaşılmadığı takdirde 20.000.00 TL’nin iade edileceği gibi 5.000 TL tazminat ödeneceğinin belirtildiği, dava dilekçesinde ödenen bedel ve tazminatın ödeme tarihinden itibaren fer’ileriyle birlikte tahsiline karar verilmesinin istendiği anlaşılmıştır.
./.

Mahkemece; davacının alacak talebi sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemi olarak değerlendirilmiş ise de; bilindiği üzere, harici satışın hüküm ifade etmemesi durumunda taraflar verdiklerini geri alabilirler. … tarih …sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararına göre “Haricen yapılan (tapu memuru huzurunda yapılmayan) taşınmaz mal satışından dönüldüğünde, satış bedelini geri vermeyen taraf, parası geri verilinceye kadar yararlandığı ürünleri ödemek ve ecrimisil vermekle yükümlü değildir.” Şu halde Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararına göre geçersiz sözleşmelerde, akdin geçersizliği sebebiyle her iki taraf verdiğini geri alabilir. Davacı; TMK’nun 995. maddesi uyarınca satış bedeli ödeninceye kadar hapis hakkına sahip olup, bu satış bedeli ödeninceye kadar aynı zamanda taşınmazdan yararlanabilir.
Geçerli bir sebebe dayanmaksızın bir kişinin mal varlığından diğerinin mal varlığına kayan değerlerin eksiksiz iadesi, denkleştirici adalet düşüncesine dayanır. Denkleştirici adalet ilkesi ise, haklı bir sebep olmaksızın başkasının mal varlığından istifade ederek kendi mal varlığını artıran kişinin elde ettiği bu kazanımı geri vermek zorunda olduğunu ve eski hale getirmede mal varlığında artış olan tarafın yükümlülüğünün bulunduğunu ifade eder. Ülkemizde yaşanan ve uzun yıllar boyu yüksek oranlarda seyreden enflasyon nedeni ile belli bir miktar paranın verildiği tarihteki alım gücü ile aynı miktar paranın aradan geçen zamana bağlı olarak iade günündeki alım gücünün farklı ve çok daha az olduğu bir gerçektir. Hukuken geçersiz sözleşmeler tasfiye edilirken, denkleştirici adalet kuralı gözardı edilmemelidir.
Davacının harici satış nedeniyle davalı yana bedel ödediğinin kanıtlanması halinde harici satış bedelinin denkleştirici adalet ilkesine göre tazmini gerekir. Senette yer alan bedelin, uyarlama ve denkleştirici adelet kuralları ile … tarih ve … ve … tarih, … sayılı YİBK kararlarının kapsamları ve Tefe-Tüfe endeksleri, altın-döviz kurlarındaki artışlara, memur ve işçi ücretlerindeki artışlar gözetilerek dava tarihine kadar ulaştığı değerin saptanması, bu konuda uzman bilirkişilerden bir hukukçu, bir serbest muhasebeci yada mali müşavir ve bir bankacıdan rapor alınması gereklidir.
Buna göre, tarafların bildirdiği tüm deliller toplanarak söz konusu bedellerin ödendiğinin kanıtlanması halinde; dosyanın bir hukukçu, bir mali müşavir veya muhasebeci ve bir bankacıdan oluşturulacak üçlü bilirkişi kuruluna tevdi edilmesi, denkleştirici adalet kuralları da göz önünde bulundurularak harici satış senedindeki bedelin uyarlanma suretiyle dava tarihinde vardığı değerin belirlenmesinin istenmesi, bu konuda gerekçeli, karşılaştırmalı, tarafların ve Yargıtay’ın denetimine elverişli rapor alınması, ödenen bedelin dava tarihindeki uyarlanmış güncel değerinin davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekir. Mahkemece, yazılı gerekçelerle alacak istemi yönünden davanın reddine karar verilmesi, yukarıda açıklanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararlarına ve açıklanan ilkelere aykırı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün davalı … yönünden bedel istemine ilişkin bölümünün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının 1. bentte yazılı sebeplerle yerinde görülmediğinden REDDİNE, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 18.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.