YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7091
KARAR NO : 2015/739
KARAR TARİHİ : 20.01.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır.Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen,Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi,nitelikli hal kabul edilmiştir.Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı,o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir.Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmıyan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır.Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Somut olayda; sanık …’in eşi …’dan olan 01/01/1999 doğum tarihli çocuğu ..’ı 13/02/1999 tarihinde ölen
babası …’dan intikal edecek olan yetim aylığı ve sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesi için annesi… Nüfus Müdürlüğüne götürerek….ile kendi çocukları gibi kayıt ettirdiği, sanık …’ın söz konusu eyleminin kurum açısından henüz bir zarar meydana getirmemiş olmasına karşın, eylemin kamu zararını doğurmaya yönelik olması, sanığın ölen babasının emekli maaşını haksız yere oğlu adına çektiği ve annesinin ölümü halinde onun payını da çekmeyi düşündüğü, bu suretle dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda,
… Başkanlığı… İl Müdürlüğünün 15/09/2009 tarih ve 11966301 sayılı cevabi yazılarında sanığın herhangi bir …na tabi tescil kaydına ve çalışmasına rastlanılmadığının bildirildiği, 08/05/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5754 sayılı Kanunun 38. maddesi ile değiştirilen 5510 sayılı Kanunun 60. maddesi gereğince; 18 yaşından küçüklerin velisinin sağlık güvencesi olmaması halinde bu kişilerin genel sağlık sigortalısı sayılarak tedavi ve muayene ücretlerinin kurumca karşılanacağına yönelik düzenlemenin bulunduğu, yine … Başkanlığı .. 10/08/2009 tarih ve 9017 sayılı yazılarında 0505 701 663 Bağ-Kur numaralı … ile birlikte % 75 oranında toplam aylık bağlanmış olup, gelirden çıkartıldıktan sonra % 25 olan hissesi % 50 oranında aylık alan ..’ın hissesine aktarıldığını, tek eşin hisse oranı % 75 olduğundan, … ile birlikte almış oldukları aylık oranı % 75’i geçmediğinden kurum zararının oluşmadığının bildirilmesi karşısında unsurları itibariyle oluşmayan müsnet suçtan sanığın beraatına dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 20.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.